menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

KUR’AN’DA TOPLUMLARIN ÇÖKÜŞÜ(II)

15 0
16.09.2026

Bir devletin gerçek gücü; füzesinde, tankında, topunda, sarayında veya kasasında değil; hukukuna duyulan güvende saklıdır. Kur’an şöyle buyurur: “Aranızda birbirinizin mallarını haksız yere yemeyin ve insanların mallarından bir kısmını bile bile günaha girerek yemek için onları hâkimlere aktarmayın.”(Bakara, 2/188) Buradaki uyarı son derece açıktır: Hak, parayla, nüfuzla satın alınamaz. Yargı, güçlülerin sopası haline gelirse adalet ölür. Adalet ölürse vatandaşın devlete güveni ölür. Devlete güven ölürse toplumun ortak geleceğe olan inancı sarsılır. Bu nedenle bağımsız ve tarafsız yargı, yalnız hukukçuların meselesi değildir. Yargı bağımsızlığın olmazsa olmazı ve toplumun can damarıdır.

Kur’an’ın devlet yönetimi açısından belki de en önemli ilkelerinden biri de liyakattir.“Allah size emanetleri mutlaka ehline vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emreder.”(Nisâ, 4/58)Burada söz konusu olan emanet sadece para değildir. Makam da emanettir, devlet görevi de... Milletvekilliği, bakanlık, belediye başkanlığı, memurluk; devletin kasası, milletin geleceği de emanettir. Eğer görevler ehline değil de akrabaya, dosta, yandaşa, sadık olana veriliyorsa orada liyakat değil, kayırmacılık vardır ve liyakatsizlik, devleti içeriden çürüten sessiz bir zehirdir. Çünkü bir devletin........

© İstiklal