Hırs, Cehalet Ve Kanun Tanımazlık (4)
4 Temmuz 2003 Cuma günü, Irak'ın kuzeyindeki Süleymaniye kentinde konuşlanan Türk Özel Kuvvetleri karargâhına, ABD'nin ve Peşmerge baskını, karargâhta bulunan 11 Türk askerlerinin başlarına çuval geçirilmesi olayı, Türkiye'nin yakın tarihinde ulusal onurunu kıran, başımıza önümüze eğdiren bir acı olay olarak tarihteki yerini aldı. Suriye toprakları içerisinde yer alan ve 1921 Ankara Antlaşması uyarınca Türkiye'nin kendi sınırları dışındaki tek toprağı sayılan Süleyman Şah Türbesi ve Saygı Karakolu’nun güvenlik riski nedeni tahliyesi ardından türbe ve karakol binalarını patlayıcılarla imha edilmesi kamuoyunda uzun süre tartışıldı. Her iki olayda da içerisine düştüğümüz ya da düşürüldüğümüz kahredici durum milletimizi gönülden yaraladı. Büyük devlet olma iddiasıyla meydan okuyup ertesi gün alınan kararların hesabını açıklayamamak, millî duruşun yerini hamasetin aldığını düşündürür. Şüphesiz ki dış politikada başarı, kürsüde söylenen sözlerle değil, ülkenin somut kazanımlarıyla ölçülür.
Dış politikada bu hezimet yaşanırken ülke içerisinde Türkiye'nin yakın siyasi tarihinde 17-25 Aralık 2013 yolsuzluk ve rüşvet soruşturmaları önemli bir dönüm noktası oldu. Gündeme bomba gibi düşen ve kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. İktidar, bu olayı devlet içindeki FETÖ terör örgütünün yapılanmasının sonucu olarak değerlendirdi. Bir ülkede kamu görevlileri hakkında ciddi iddialar ortaya atıldığında, yapılması gereken yalnızca siyasi taraf seçmek değildi; ama bizde yaşanan buydu.........
