Hırs, Cehalet Ve Kanun Tanımazlık (3)
Bir kişiye yıllarca çalışmasını söyle! İlkokul, ortaokul, lise on iki yıl okut! Üniversiteye hazırla. Kişi çocukluktan gençliğe adım atsın. Sonra kapına gelsin. Genç; sana iş var; var da hele şu KPSS de başarılı ol da öyle gel de! Kurs, kitap sınav… Gecesini gündüzüne katsın, sınavdan yüksek puan alsın. Sonra karşısına mülakatı çıkar! Yıllarca çalışmayı, alın terini birkaç dakikalık objektif olmayan değerlendirmen ile ölç… Ölçün ne? Torpil, parti rozeti… Mülakatın, liyakatin kapısı olsa amenna! Sonra dön, bir bakanın yakınlarına veya belirli kişilere “istisnai kadro” verildiği iddiaları gündeme geldiğinde de sus! Böyle bir durumda yapılması gereken nedir? Belgeleri ortaya koymak, yapılanların hukuka ve vicdana aykırı olup olmadığını araştırmak değil mi? Devletin kapısı birilerine sonuna kadar açık, diğerlerine kilitliyse o devletin kapısında adalet yazmasının ne anlamı kalır? Liyakat bir devletin omurgasıdır. Omurgası yara alan bir devletin ayakta durması mümkün mü?
Söyler misiniz bir ülkenin geleceğini görmek isteyenler neye bakar? Saraylarının tavanına mı yoksa okullarının sıralarına mı? Çocuklar hangi kitapları okuyor? Daha doğrusu test kitaplarının dışında kitap okuyorlar mı? Öğretmenler hangi koşullarda çalışıyor? Okulların fiziki imkânları yeterli mi? Öğrenciler beslenebiliyor mu? Bilimsel düşünceye, eleştirel akla, sanata ve teknolojiye ne kadar yer veriliyor? Okul........
