menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

EĞİLEREK KAZANILAN MAKAMIN BEDELİ

39 0
28.06.2026

19. yüzyılın büyük hukukçularından Pierre-Antoine Berryer'e bir gün, elinde büyük imkânlar varken adeta önünde altın çuvallar dururken niçin büyük servet edinmediği sorulur. Verdiği cevap, sadece bir hukukçunun değil, karakter sahibi bütün insanların hayat düsturu olabilecek kadar derin ve anlamlıdır: "Onları almam için eğilmem gerekiyordu." Aslında bu tek cümle dahi onurun, şeref ve haysiyetin kısaca insan olmanın ve insan kalmanın özetidir. Sergilenen bu duruş aynı zamanda bir ömrün özetidir.

İnsan vardır onuru gururu, şerefi için her şeyi göze alır. Yine insan vardır ki bazen servetini kaybetmemek için, bazen makamını korumak için, bazen de koltuğunu bırakmamak için eğilir. Bu eğilmelerin en acısı; eğile eğile sonunda omurgasını kaybetmesidir.

İşte bugün toplum olarak üzerinde en çok düşünmemiz gereken meselelerden biri de budur. Siyaset, ilke için mi yapılmaktadır; yoksa makam için mi? Milletin oyları bir emanet midir; yoksa istenildiği zaman başka kapılara taşınabilecek bir sermaye midir? Bir siyasetçi seçim meydanlarında bir partinin rozetini taşıyarak, o partinin programını savunarak, o partinin ilkeleri adına milletten yetki alıyor; sonra da seçmenin iradesini hiçe sayarak başka bir siyasi safa geçiyorsa burada........

© İstiklal