Unutmanın Bedeli: Toplumlar Hafızasını Kaybederse
İnsan, hafızasıyla var olur. Hatırladıkları, yaşadıkları ve tecrübeleri onun kimliğini şekillendirir. Aynı durum toplumlar için de geçerlidir. Bir milleti millet yapan yalnızca üzerinde yaşadığı topraklar ya da sahip olduğu nüfus değildir. Onu asıl ayakta tutan; ortak hafızası, kültürü, değerleri ve geçmişten geleceğe taşıdığı birikimidir. Hafızasını kaybeden bir toplum ise yönünü kaybetmiş bir insana benzer. Nereye ait olduğunu, nereden geldiğini ve nereye gideceğini bilemez.
Bugün teknoloji sayesinde bilgiye ulaşmak hiç olmadığı kadar kolay. Fakat aynı hız, bilgiyi tüketmeyi de beraberinde getiriyor. Her gün yeni bir gündemle karşılaşıyor, dün konuşulanı bugün unutuyoruz. Bir olayın etkisi henüz geçmeden başka bir gelişme tüm dikkatleri üzerine çekiyor. Böylece hafızamız, derinleşmek yerine yüzeyselleşiyor.
Oysa toplumsal hafıza; sadece geçmişi hatırlamak değil, geçmişten ders çıkarabilmektir. Tarihte yaşanan başarılar kadar hatalar da geleceğe ışık tutar. Geçmişte yapılan yanlışlardan ders almayan toplumlar, aynı hataları farklı zamanlarda yeniden yaşamak zorunda kalırlar. Bu nedenle........
