MEDENİYETİN HAFIZASI | IV
YAPAY ZEKÂ ÇAĞINDA GAZETECİ OLMAK
Teknolojiye Rağmen İnsanın Değeri
İnsanlık tarihinde ilk kez, gerçeğin karşısındaki en büyük tehdit yalan değil; gerçeğe benzeyen kusursuz kurgular olabilir.
Bugün bir görüntünün gerçek olup olmadığını, bir ses kaydının gerçekten bir kişiye ait bulunup bulunmadığını, bir metnin bir gazeteci tarafından mı yoksa bir algoritma tarafından mı üretildiğini anlamak her geçen gün daha zor hâle geliyor.
Birkaç yıl öncesine kadar gazeteciliğin temel sorusu şuydu:
"Bilgiye nasıl ulaşacağız?"
Bugün ise çok daha zor bir soruyla karşı karşıyayız:
"Ulaştığımız bilginin gerçekten doğru olduğunu nasıl anlayacağız?"
İşte yapay zekâ çağında gazeteciliğin kaderini belirleyecek temel mesele budur.
Çünkü teknoloji artık yalnızca haberin ulaştığı kanalları değiştirmiyor.
Teknoloji, haberin üretim biçimini, dolaşım hızını ve toplumun gerçekle kurduğu ilişkiyi yeniden şekillendiriyor.
Matbaa, insanlığın bilgiye erişimini genişletti.
Radyo, sesi kitlelere taşıdı.
Televizyon, görüntünün gücünü ortaya çıkardı.
İnternet, bilgi akışını merkezlerden kopardı.
Yapay zekâ ise bütün bu dönüşümlerden farklı olarak başka bir kapıyı açtı:
Bilginin makine tarafından üretilebildiği bir dönem.
Tam da burada gazeteciliğin geleceğiyle ilgili en önemli ayrım ortaya çıkıyor.
Yapay zekâ gazeteciliği yok edecek mi?
Yoksa........
