Gazetecilik Diploma ile Değil, Sistemle Güçlenir
Medya Eğitiminde Yeni Bir Yol Haritası Zamanı
Türkiye'de her yıl binlerce genç, büyük umutlarla iletişim fakültelerinin kapısından içeri giriyor. Gazetecilik, Radyo Televizyon ve Sinema, Yeni Medya ve İletişim, Halkla İlişkiler ve Tanıtım gibi bölümlerde dört yıl boyunca eğitim alıyor. Haber yazımı, medya hukuku, iletişim kuramları, televizyon haberciliği, dijital yayıncılık ve etik ilkeler üzerine akademik bilgiyle donatılıyor. Mezuniyet törenlerinde diplomalarını alırken hepsinin ortak hayali aynı oluyor; iyi bir gazeteci olmak.
Ancak sektörün gerçeği, çoğu zaman ilk iş gününde karşılarına çıkıyor.
Haber merkezine adım atan genç gazeteciye ilk söylenen cümlelerden biri şu oluyor:
"Şimdi gerçek eğitim başlıyor."
İşte Türkiye'deki medya sisteminin en büyük çelişkisi de tam burada ortaya çıkıyor.
Üniversiteler mezun veriyor.
Sektör ise yeniden eğitim vermek zorunda kalıyor.
Bu durum ne yalnızca üniversitelerin eksikliğidir ne de yalnızca medya kuruluşlarının sorumluluğudur. Asıl sorun, akademi, kamu ve sektör arasında yıllardır kurulması gereken ortak eğitim modelinin hayata geçirilememesidir.
Gazetecilik yalnızca kitaplardan öğrenilecek bir meslek değildir. Deprem bölgesinde canlı yayın yapmayı, savaşta haber geçmeyi, seçim gecesinde milyonların izlediği yayını yönetmeyi, mahkeme koridorunda hukuki sınırları gözeterek haber üretmeyi veya kriz anlarında bilgi kirliliğini ayıklamayı ders notları tek başına öğretemez.
Bu meslek; deneyimle, disiplinle ve usta-çırak ilişkisiyle gelişir.
Bugün Türkiye'nin bu dönüşümü gerçekleştirebilecek önemli bir kurumsal birikimi bulunmaktadır.
Akademik planlamadan sorumlu Yükseköğretim Kurulu (YÖK), kamu iletişim politikalarını yürüten Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı, çalışma hayatını düzenleyen Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, sosyal güvenlik sistemini yöneten Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), meslek standartlarını hazırlayan Mesleki Yeterlilik Kurumu (MYK), gazetecilik mesleğinin en köklü kuruluşlarından Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC), basın emekçilerinin hak mücadelesini yürüten Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS), görsel habercilik alanında önemli birikime sahip Türkiye Haber Kameramanları Derneği (THKD), uluslararası gazetecilik alanında faaliyet gösteren Küresel Gazeteciler Konseyi (KGK) ve geçmişte Türkiye'nin dış tanıtımı ile enformasyon politikalarında önemli görevler üstlenen Basın-Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü (BYEGM), medya sektörünün farklı alanlarında önemli bir kurumsal hafızayı temsil etmektedir.
Ne var ki bu kurumların bilgi, deneyim ve birikimi aynı hedef doğrultusunda sürekli çalışan ortak bir sisteme dönüşebilmiş değildir.
İletişim fakülteleri kendi müfredatlarını hazırlıyor.
Meslek örgütleri kendi eğitimlerini düzenliyor.
Medya kuruluşları yeni personelini kendi imkânlarıyla yetiştiriyor.
Kamu kurumları ise kendi görev alanları çerçevesinde çalışmalar yürütüyor.
Ancak bu dört ayağı aynı masa etrafında buluşturan, ortak standartlar belirleyen, uygulamalı eğitimi........
