menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

BİR ÜLKENİN ATEŞTEN GÖMLEĞİ

2 0
yesterday

Silahların Gölgesinden Toplumsal Normalleşmeye Uzanan Yol ve Basının Tarihî Sorumluluğu

Bazı dönemler vardır ki, bir ülkenin geleceği yalnızca siyaset kurumunun aldığı kararlarla değil; o kararların toplum tarafından nasıl anlaşıldığı, nasıl tartışıldığı ve nasıl hatırlandığıyla da şekillenir.

Türkiye, yaklaşık kırk yıl boyunca yalnızca güvenlik güçleri ile silahlı bir örgüt arasındaki çatışmaları yaşamadı. Aynı zamanda annelerin evlatlarını toprağa verdiği, çocukların babasız büyüdüğü, gazilerin ömür boyu taşıyacakları izlerle yaşadığı, köylerin boşaldığı, insanların yer değiştirmek zorunda kaldığı, şehirlerin güvenlik kaygısıyla yeniden şekillendiği uzun ve ağır bir toplumsal dönemden geçti.

Bu nedenle böylesine derin bir geçmişe sahip bir meselenin değerlendirilmesi, yalnızca güvenlik politikalarının ya da siyasi tartışmaların konusu değildir. Bu süreç; hukukçuların, sosyologların, psikologların, iktisatçıların, tarihçilerin, kamu yöneticilerinin ve gazetecilerin birlikte değerlendirmesi gereken çok katmanlı bir toplumsal meseledir.

Çünkü çatışmalar sona erse bile, çatışmaların toplumsal hafızası uzun yıllar yaşamaya devam eder.

Şehit ailelerinin acısı takvim yapraklarıyla silinmez.

Gazilerin hayatını değiştiren yaralar zamanla tamamen kaybolmaz.

Yerinden edilen insanların kaybettikleri yalnızca evleri değildir; çoğu zaman çocuklukları, komşulukları, anıları ve aidiyet duygularıdır.

Öte yandan, toplumun çok geniş bir kesimi de artık şiddetin son bulmasını, çocukların silah sesleri yerine okul zillerini duymasını, kamu kaynaklarının güvenlik harcamalarının........

© İstiklal