menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Yılların Emeği Selimiye’de Taçlandı: Koca Sinan’ın Huzurunda Bir Hayal Gerçeğe Dönüştü

16 0
sunday

Bazen kelimeler yaşanan duyguları anlatmaya yetmez. Bazı anlar vardır ki sadece yaşanır. Selimiye Camii’nin avlusunda açılan “Edirne’de Vakıf Medeniyetinin Zarafeti” fotoğraf sergisi bizim için tam da böyle bir anlam taşıyor.

İki Sanatçı, Tek Bir Rüya:

Fotoğraf sanatçıları Cemil Şahin ve Saime Güler, yıllardır kalplerinde büyüttükleri Selimiye’nin avlusunda sergi rüyasını muhteşem bir ortak katkıyla gerçeğe dönüştürdü.

Bu sergi yalnızca fotoğrafların sergilendiği bir organizasyon değil; yılların emeğinin, sabrının, araştırmasının ve Osmanlı medeniyetine duyulan sevdanın görünür hâle gelmesidir. Çünkü bizler fotoğrafı sadece bir görüntü üretmek olarak görmüyoruz. Her karede, vakıf medeniyetinin asırlardır taşıdığı merhameti, estetiği ve insanı merkeze alan anlayışı anlatmaya çalışıyoruz. Taşa nakşedilen her motifte bir incelik, kubbeye yükselen her çizgide bir hikmet, göğe uzanan her minarede ise bir medeniyet iddiası vardır. Mimar Sinan’ın eserlerine baktığımızda yalnızca büyük bir mimarı değil; Allah’a kulluğunu sanatıyla ifade eden bir dehayı görüyoruz. İşte yıllardır vizörümüzün peşinden koştuğu hakikat de tam olarak budur.

Selimiye’nin avlusunda açılan bu sergi, yalnızca fotoğrafların değil; vakıf ruhunun, Osmanlı zarafetinin ve Koca Sinan’ın çağları aşan estetik anlayışının ziyaretçilerle yeniden buluşmasıdır.

Yıllardır kubbelerin üzerine çıkarak, insanların göremediği açıları göstermeye gayret ettik. Benim için kubbelerin üstü yalnızca farklı bir çekim noktası değil; Osmanlı mimarisini en doğru açıdan okuyabildiğim, Mimar Sinan’ın dehasını en yakından hissedebildiğim mekânlardır. Bugün ise o yılların emeğinin, Selimiye Camii’nin avlusunda açılan bu sergiyle taçlanması tarif edilemez bir gururdur. “Kubbelerin Üstadı” olarak anılmak benim için büyük bir onur olsa da, bu sergiyle o unvanın taşıdığı sorumluluğu bir kez daha hissettim. Koca Sinan’ın ustalık eserinin gölgesinde eserlerimizi sanatseverlerle buluşturabilmek, meslek hayatımın en anlamlı dönüm noktalarından biri oldu.

Kubbelerin üzerinde başlayan yolculuğum, bugün Koca Sinan’ın huzurunda taçlandı. Bundan daha büyük bir mutluluk ve daha anlamlı bir paye düşünemiyorum.

Selimiye’nin avlusunda açılan bu sergi, yalnızca fotoğrafların değil; vakıf ruhunun, Osmanlı zarafetinin ve Koca Sinan’ın çağları aşan estetik anlayışının ziyaretçilerle yeniden buluşmasıdır.

Yıllardır kubbelerin üzerine çıkarak insanların göremediği açıları göstermeye gayret ettim. Benim için kubbelerin üstü yalnızca farklı bir çekim noktası değil; Osmanlı mimarisini en doğru açıdan okuyabildiğim, Mimar Sinan’ın dehasını en yakından hissedebildiğim mekânlardır. Selimiye Camii’nin avlusunda açılan bu sergi ise yılların emeğinin taçlandığı en anlamlı durak oldu. “Kubbelerin Üstadı” olarak anılmak benim için büyük bir onur olsa da, bu sergiyle o unvanın taşıdığı sorumluluğu bir kez daha derinden hissettim. Koca Sinan’ın ustalık eserinin gölgesinde fotoğraflarımı sanatseverlerle buluşturabilmek, meslek hayatımın en büyük bahtiyarlıklarından biridir.

Fotoğraf Sanatçısı Saime Güler ise sergi hakkında şunları şöyledi

En büyük hayallerimden biri, Mimar........

© İstiklal