menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

​Üst Akıl mı, Devlet Aklı mı? Jeopolitik İllüzyonlar ve Kurumsal Gerçekler

24 0
23.06.2026

​Türkiye’de siyasal ve toplumsal söylemin en büyük çıkmazlarından biri, küresel siyasetin karmaşık labirentlerini rasyonel bir analizle çözmek yerine, kestirme yollara sapma eğilimidir. Ne zaman içeride bir ekonomik dalgalanma yaşansa, ne zaman bölgede kartlar yeniden karılsa, ekranları ve sayfaları hemen o bildik gizemli kavram kaplar:

​Dünyanın ve ülkelerin kaderinin gerçekten kimsenin görmediği karanlık bir odada oturan birkaç küresel elitin, istihbarat servisinin ya da finans baronunun elinde olduğuna inanmak, kabul edelim ki analitik olarak son derece konforludur. Çünkü her şeyi önceden planlayan, hatasız işleyen mistik bir "üst akıl" tasarımı, bireylere ve karar alıcılara muazzam bir sorumluluktan kaçış alanı sunar. İçerideki liyakatsizlikleri, stratejik körlükleri veya kurumsal zafiyetleri "dışarıdaki yenilmez gücün oyunu" olarak paketlemek, kitleleri teselli etmenin en zahmetsiz yoludur.

​Ancak uluslararası ilişkilerin ve jeopolitiğin soğuk gerçekliği, bize çok daha farklı bir tablo sunuyor. Büyük güçlerin (ABD, Çin, Rusya, İngiltere) rakip ülkelerin siyasetini etkilemeye çalışması, siber operasyonlar yürütmesi, sosyal medya algoritmalarıyla kitleleri manipüle etmesi ya da finansal enstrümanları birer baskı aracı olarak kullanması birer hayal ürünü değildir; çıplak birer realitedir. Fakat bu durum kusursuz bir "üst akıl"dan değil, o devletlerin kendi milli menfaatleri doğrultusunda geliştirdikleri alternatifli stratejik senaryolardan kaynaklanır. Büyük devletler komplo üretmez; seçenek üretir, en kötü senaryoya göre tahkimat yapar.

​Aslında terminolojideki bu kavram karmaşasının kökünde algısal bir yanılsama yatar: Başka bir devletin tıkır tıkır işleyen kendi "devlet aklı", bizim milli menfaatlerimiz için doğrudan bir tehdit oluşturduğunda, biz onu kolayca "üst akıl" olarak etiketleyip mistikleştiriyoruz. Oysa o gizemli güç, karşı tarafın kurumsal rasyonalitesinden başka bir şey değildir. Bu bağlamda, kendi coğrafyasında proaktif senaryolar........

© İstiklal