BU ÜLKENİN KADİM VE DEĞİŞMEZ GERÇEĞİ: DEPREM
Bu yazıyı kaleme aldığım saatlerden birkaç saat önce Ülkemizde yine deprem oldu. Tabi bu Ülkede ve Ülkemizin dışında da Dünya’da her gün irili-ufaklı, büyük-küçük onlarca deprem oluyor. Bir kısmını hissetmiyoruz bile.
Ancak ben deprem dediğimde elbette şiddeti 5’i geçen ve korku ve panik oluşturan depremlerden bahsediyorum. Bugün Malatya İli Battalgazi İlçesi merkezli ve 5.6. şiddetinde bir deprem ile saat 9:00 sularından sarsıldık. Bu son deprem de korkuttu. Bu deprem çevre illerden de hissedildi. İnşallah can kaybı ve hasar yoktur. Dua ediyoruz.
Deprem denildiğinde, daha doğrusu büyük deprem denildiğinde bizim bizzat yaşadığımız iki büyük deprem akla gelir. Birincisi 1999 Marmara 17 Ağustos ve ikincisi 2023 Kahramanmaraş 6 Şubat Depremleri. Bunlarla birlikte yakın geçmişte Sındırgı Balıkesir, İzmir, Bingöl, Elazığ ve Van Depremleri de yıkıcı etki meydana getirdi.
Daha da eskiden 1930-1940 yılları arasında Erzincan, Muş Varto, Karlıova Bingöl depremleri de çok can kaybına neden olmuştur. Bu saydıklarımız Ülkemizde meydana gelen depremlerin yalnızca birkaç tanesidir. Çok daha da öncelere gidersek, İstanbul ve Hatay’ın 1500 yıl önce depremle yerle bir olduğuna dair bilgiler vardır.
Osmanlı Döneminde 1509 yılında İstanbul’da, 1688 yılında İzmir’de, 1855 yılında Bursa’da, 1859 yılında Erzurum’da ve 1894 yılında İzmit’te depremler olduğu binlerce kişinin öldüğü kayıtlardadır.
Bütün bunları niye anlatıyorum? Deprem bu Ülkenin kadim gerçeğidir. Deprem bu Ülkenin değişmez gerçeğidir. Kadim ne demektir? Varlığının üzerinden uzun zaman geçen şeylere “kadim” denilir. Mesela “biz bu Ülkede kadim bir medeniyete sahibiz diyorsa bir kişi, öncesi bilinmeyecek derecede çok eski bir medeniyete sahip olduğu” anlaşılır.
Biz de bu Ülkede depremler kadim bir gerçektir diyorsak, “Hitit, Asur, Sümer, Roma, Bizans, Selçuklu, Osmanlı’dan bu yana ve Cumhuriyet döneminde bu gerçek mevcuttur ve değişmez bir gerçektir” demek istiyoruz. Hatta daha da öncesi vardır.
Esasında........
