Kaybetmeyi Bilmeyen Çocuklar Çağı
Bir öğretmen olarak son yıllarda sınıflarda beni en çok düşündüren şeylerden biri, çocukların artık yalnızca derslere değil; oyuna, birlikte vakit geçirmeye ve hatta küçük mutluluklara karşı bile giderek daha kayıtsız hâle gelmesi…
Bazen öğrencileri motive etmek için şöyle diyorum:“Ödevler tam olursa sizi bahçeye çıkaracağım.”“Bu kitabı bitirirsek haftaya dondurma yemeye gideceğiz.”
Eskiden bunlar çocuk dünyasında büyük karşılığı olan şeylerdi. Bir bahçe oyunu bile sınıfın havasını değiştirirdi. Şimdi ise bazı öğrenciler şöyle cevap veriyor:“Ben zaten bahçeye çıkmak istemiyorum ki…”“Ben zaten oyun sevmiyorum…”“Ben dondurma sevmiyorum ki…”
İlk bakışta sıradan bir çocuk cümlesi gibi görünebilir. Fakat dikkatle bakıldığında bu sözlerin altında daha büyük bir ruh hâli gizli: Çocuklar artık başarısız olma ihtimaline karşı kendilerini duygusal olarak geri çekiyorlar. Yapamadıkları şeyi küçümsüyor, erişemedikleri şeyi değersizleştiriyorlar.
Bu yalnızca eğitimle ilgili bir mesele değil. Bu, çağımızın çocuk ruhunda oluşturduğu büyük bir yorgunluk hâli.
Pandemi sonrası dönemde yapılan birçok araştırma da çocukların sosyal becerilerinde, dikkat sürelerinde ve öğrenmeye katılım düzeylerinde belirgin değişimler yaşandığını gösteriyor. Türkiye’de yapılan bir çalışmada, yüz yüze eğitim alan çocukların sosyal beceri düzeylerinin uzaktan eğitim alan çocuklara göre daha yüksek olduğu; öğretmenlerin ise pandemi sonrası öğrencileri “daha isteksiz, daha bağımlı ve iletişime daha kapalı” gördükleri belirtiliyor.
Oyun Bilmeyen Çocuklar
Daha da üzücü olanı, çocukların artık birlikte oyun oynamakta bile zorlanmaları…
Bazen diyorum ki:“Haydi biraz dersleri bırakalım, oyun oynayalım.”
Fakat birkaç dakika geçmeden mutlaka bir sorun çıkıyor. Birisi oyunu beğenmiyor, diğeri sürekli kazanmak istiyor, bir başkası lider olmak istiyor. Küçük bir temas bile tartışmaya dönüşüyor. Küsmeler, şikâyetler, bağırmalar…
Çocukların önemli bir kısmı artık:
birlikte hareket etmeye tahammül edemiyor.
Oysa oyun, insanın ilk sosyal........
