Heyhat Mine'z-Zille! Zillet Bizden Uzaktır !
Emevî zihniyeti, 21. yüzyılda Amerikancı bir İslam anlayışına mı dönüştü?
Tarih bazen isim değiştirir; fakat zihniyetini değiştirmez.
Dün Emevî saraylarında iktidarın yanında saf tutan, zulmü, dinî söylemlerle meşrulaştıran anlayış; bugün farklı isimlerle, farklı coğrafyalarda yeniden karşımıza çıkmaktadır. Kılıklar değişmiş, sloganlar değişmiş, fakat güç karşısında eğilen zihniyet değişmemiştir.
Bugün "Kahrolsun İsrail!", "Kahrolsun Amerika!", "Kahrolsun siyonizm!" "Kahrolsun soykırımcı katiller" diye en yüksek sesle bağıranların bir kısmı, sözleriyle değilse bile tavırlarıyla aynı düzenin sürmesine hizmet etmektedir.
İslam dünyasının en büyük krizlerinden biri, dışarıdaki düşmanlardan önce içerideki zihniyet problemidir.
Çünkü toksik bir dindarlık ürettik. Biraz sağcılaşmış, biraz milliyetçi, çokca liberal, kapitalizmi benimsemiş, dünyaya meyli çok yüksek, adalete, zulme bakışı ve helâl/ haram anlayışı sakatlanmış bir din var artık karşımızda.
Öyle bir anlayış ki; mezhebini, partisini, cemaatini, liderini, hatta değişen ahlaki tutumlarını, arzularını, hırslarını dinin önüne koyabiliyorlar. Kendi mahallesini eleştirmeyi ihanet, farklı düşünmeyi ise neredeyse dinden çıkmak gibi görüyor.
Oysa Kur'an, insanları Allah'a kul olmaya çağırır; kişilere, yapılara ve ideolojilere değil.
İmam-ı Âzam Ebu Hanife'nin, "Benim görüşüm doğrudur; fakat yanlış olma ihtimali vardır. Başkasının görüşü yanlıştır; fakat doğru olma ihtimali vardır." sözü, ilim ve tevazunun zirvesidir. Bugün ise birçok kişi kendi yorumunu vahiy kadar tartışılmaz görmektedir.
Kur'an'ın defalarca uyardığı şey de tam budur:
"Onlar hahamlarını ve rahiplerini Allah'tan başka rabler edindiler..." (Tevbe, 31)
Yani Allah'ın yerine insanların otoritesini mutlaklaştırdılar.
Bugün isimler farklı olsa da zihniyet aynı tehlikeyi taşımaktadır.
Daha acısı ise şudur:
Gazze'nin yıkıldığı, binlerce çocuğun öldüğü, şehirlerin harabeye döndüğü........
