Gençliğe Vuran Vurana
Gençliğin zihni sentetik sorularla,bedeni ise sentetik şekerle mahvediliyor.
Senetik neydi bir hatırlayalım: Doğal yollardan elde edilmeyip, kimyasal işlemlerle yapay olarak üretilen, endüstriyel (yapay, suni) maddeler demektir.
Bu durum bana önce Emine Şenlikoğlu’nun "Gençliğin İmanını Sorularla Çaldılar" adlı eserini hatırlatıyor. O kitapta anlatılan süreç, İman bir anda yıkılmaz. Sorularla, şüphelerle, yönlendirmelerle yavaş yavaş çözülür.
Bugün de aynı yöntem, ancak bu kez beden üzerinden uygulanıyor.
Soru sormak elbette yararlıdır. Ancak gençliğin merakını kötü niyetlerle, algı ve manipülatif saptırmalarla zarar verici hale dönüştürüp, inkar ve dini reddeden bir boyuta taşıma çabaları içinde olanlar var.
Her soru gerçeğe götürmez, bazı sorular vardır ki cevap da aramaz; ancak zihin bulandırır.
“Eğer Tanrı varsa neden kötülük var?”“Görmediğin şeye nasıl inanırsın?”“Dinler neden birbirinden farklı, hangisi doğru?”“Bilim varken dine ne gerek var?”“Allah neden kendini açıkça göstermiyor?”“Dindar insanlar neden kötü şeyler yapıyor?”“Kur’an’da / kutsal metinlerde bilimsel hata var”
Fesat yöntemi çok açık : Şüphe oluştur, cevapları küçümse, alternatif sunma, Boşlukta bırak!
Eğer bir genç: yeterli bilgiye sahip değilse, doğru kaynaklarla buluşamıyorsa,........
