Hac Notları 1447/2026
Medine Günleri Kutsal beldeye yolculuğumuz İstanbul’dan başladı. Dahil olduğumuz kafilemizle İstanbul havaalanında buluşup gerekli işlemler yapıldıktan sonra uçağa binildi. Heyecan içerisinde Medine-i Münevvere’ye doğru uçuşa geçtik. 21: 25’te kalkan uçağımız gece yarısı Medine’ye ulaştı. Medine havaalanından kafilemize tahsis edilen otobüslerle –rehber öncülüğünde- otelimize intikal ettik. Böylece altı gün sürecek olan Medine günlerimiz başlamış oldu. Zaman, Medine’nin güzel havasını teneffüs etmek, Mescid-i Nebevî’de namaz kılmak, Hz. Peygamber ve iki dostuna selamlarımızı arz etmekle geçti. Ravza-i Mutahhara’ya randevu ile girildiğinden kadın ve erkekler farklı zamanlarda ziyaret etme imkânı buldular. Mescit, gerek namaz vakitlerinde gerekse diğer zamanlarda dünyanın dört bir tarafından gelen insanlarla dolup taşıyordu.
Medine/Ziyaret Yerleri Medine günlerinde, İslam tarihinde önemli yere sahip olan mekanlar otobüslerle ziyaret edildi. Bu çerçevede Uhud Şehitliği, Kuba Mescidi, Kıbleteyn Mescidi ve Yedi Mescidler ziyaret edildi. Yedi Mescitler onarımda olduğundan sadece bulundukları bölgeden geçildi. Uhud/Okçular tepesinin etrafının cam bariyerlerle kapatıldığı ve bir çevre düzenlemesinin yapıldığı görülmüştür.
Medine’deki pek çok tarihi eserden Gamâme Mescidi, Ebu Bekir Mescidi ve Hz. Ali Mescidi ziyaret edildi. Bazalt taşlardan yapılan Gamâme ve Ebu Bekir mescitleri Osmanlı mimarisini yansıtmaktadırlar. Ebu Bekir Mescidi’nin girişinde Sultan II. Mahmud’a ait tuğrayı görmek mümkündür. Ziyaret edilen mekanlardan biri de pek çok sahabenin medfun olduğu ve günde iki defa ziyarete açılan Cennetü’l-baki mezarlığı idi. Sabah namazından sonra ziyaret etme fırsatını bulduk. Medine Tren İstasyonu ve yakınında inşa edilen Anberiye Mescidi ziyaret ettiğimiz diğer mekânlardı. Tren istasyonu müzesi kapalı olduğundan içeriye girme fırsatı bulamadık.
Mescid-i Nebevi’nin yazmalar ve matbu eserler bölümleriyle çok kıymetli bir kütüphanesi vardır. Bu arada gerek Medine’de gerekse Mekke’nin cadde ve sokaklarında internetin insafına terkedilen kitapçılara rastlamak neredeyse imkânsız bir hale gelmiştir. Daha önceleri Mescid’e yakın olan Melik Abdülaziz Kütüphanesi’ne ait bina genişletme çalışmaları kapsamında yıkılmış ve kitaplarda başka bir yere nakledilmişlerdir. Kütüphanenin yakınında bulunan Ben-i Saide’ye ait olan bahçeden geriye ise sadece bir işaret levhası kalmıştır.
Medine’ye Veda Medine günleri çabucak geçmiş, ayrılma vakti gelip çatmıştı. Sabahleyin selamlama yapıldı. Cuma namazından sonra otelimizde ihramlara bürünüp saat 14:00’te Mekke’ye doğru yola çıktık. Vardık, dost yurduna/Girdik gül bağına/Tutulduk nisan yağmuruna/Yağmur bir başka görünür.
Zulhuleyfe’de Kısa sürede Mikat sınırı olan Zulhuleyfe’ye varmıştık. Temettü haccına niyet ettiğimizden öncelikle umreye niyet ettik. Zulhuleyfe Mescidi’nde iki rekât ihram namazı kılarak akabinde telbiye getirerek ihrama girdik. Özgün mimarisiyle Zulhuleyfe Mescidi, yeni görünümüyle misafirlerini ağırlamaya devam ediyordu. Bahçesindeki hurmalar yavaş yavaş sararmaya başlamıştı. İhrama girdikten sonra otobüslerimiz Zulhuleyfe’den Mekke’ye doğru yola çıktık. Bazı kafilelerimizin Medine’den Mekke’ye ve Mekke’den Medine’ye intikalleri hızlı trenle gerçekleştirilmiştir. Mekke’ye doğru yol alırken Arabistan coğrafyası insanı hayrete düşürmeye devam ediyordu. Uzayıp giden vadiler, kilit taşları gibi kilometrelerce dizilmiş........
