Gül/lük Bir Mazlum
Bir mazlumla beraber oldunuz mu hiç? Onu dinlediniz mi? Onunla yan yana olup gözlerindeki hüznü, gece karanlığında bile fark ettiniz mi?
Ben mi? Evet tüm bunları yaşadım ben!…
Bir genç ki on iki yılını ordumuzun muzafferiyetine adamış, samimiyetinden, dürüstlüğünden başka hiçbir kusuru olmamış.
Askerine güzel muamele edip onu kardeşi olarak görüp bilmiş.
Askeriyeye lojman yaptırmış, susuz karakola milyarlar harcayarak su getirtmiş.
Ama tüm bunların o kadar ehemmiyeti yok son noktada. İki önemli kabahati var: Kendisinin namaz kılması ve eşinin başını örtmesi.
…Evet ben bir mazlumun yanındaydım az önce. Ve bir de mazlum babasının.
Anlam veremiyordu oğlunun başına gelenlere. Şaşırıyordu. Oğlu yolsuzluk yapmamış, devlet-millet malına bir zarar vermemiş, görevini aksatmamış, şimdiye kadar hiçbir disiplin cezası almamış (tam tersi, dosyası takdir ve başarı belgeleriyle dolu) ülkesine bir hainlik yapmamıştı.
Hep yanında olduğu devleti acaba bu muameleyi neden hak gördü?
Hayıflanıyor, iç çekiyor, gözyaşlarına hâkim olmaya çalışıyor, kendi kendini yiyip bitiriyordu.
Bir mazlumun yanından geldim az önce. Küçük oğlunun bir rüyasını anlatıyordu: Bedeni insan, başı ejderha bazı yaratıklar babasına ve kendisine saldırıyordu. Çok korkmuştu. Acaba bu rüya ne demekti?
Kendisi teselliye muhtaç baba evladına teselli veriyordu.
Bir mazlumla beraberdim az önce. Mazlum, her şeye rağmen ümitvardı…
Mazlum, bir mü’mindi.
Mazlum, inancından ödün vermiyordu.
Mazlum, inandıklarının doğruluğuna bir kez daha iman ediyordu.
Mazlum, inanç mücadelesinde yeni bir sayfa daha açıyordu.
İşte bir mazlumun yanından geldim daha şimdi.
Küçücük yavrusu vardı yanında. Hiçbir şeyden habersiz, babasının ayaklarına sarılıyordu.
Vâkur bir hanımı vardı yanında, onurlu. Ve başında suç unsuru, örtülü.
Üzgün, kızgın ve kendini suçlayan bir baba vardı yanında.
Ve arkadaşları vardı onu teselli etmeye, sabır dilemeye gelen.
Ve ben vardım. Benim de çocuklarım vardı, benim de örtülü eşim vardı, hassas bir babam vardı, benim de bana destek olan, olacak arkadaşlarım vardı. Benim de imanım vardı.
Ve mazlumun da benim de arkadaşlarımın da hepimizin de Rabbi vardı tüm olanlara şahit olan ve mühlet veren…
Ben bir mazlumun yanındaydım biraz önce.
O mazlum inancını yitirmemişti.
Ve o mazlumun, Allah’a sunacağı bir belgesi vardı elinde.
Mahkeme-i........
