menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Eğitim ve Öğretim Sünnetleri

44 0
yesterday

“Şüphe yok ki Allah, melekler, gökler ve yer ehli, hatta yuvasındaki karınca ve denizdeki balıklar bile insanlara hayrı öğretenlere dua ederler.” (Tirmizi)  

Allah Resûlü (sav) insanlara hakkı ve hakikati öğreten üstün bir öğretmendir. “Ben de bir muallim olarak gönderildim.” (İbn-i Mâce, K.S.-6053)

Efendimiz Aleyhisselam, âlimlerin, peygamberlerin varisleri olduğunu bildirmiştir. Peygamberler mal mülk olarak bir şey bırakmazlar. Ancak ilim ve hikmet bırakırlar, gerçek nasip sahibi olanlar bu mirasa sahip olanlardır. (Tirmizi, Ebu Davud-196)

Allah Resulü (sav), Müminlerin âlimlere hürmetli olmalarını isterdi. Âlimleri (ulemayı) ancak münafıklar hor görür. (Taberani-201)

Hz. Peygamber, bazı insanlara İslam hukukunu öğretirdi. Her bölgede bu konuda yetişmiş insanın olmasını bir zorunluluk olarak görürdü. (Ebu Davud-225, İbn-i Mace-228) Komşulara uygun ortamı hazırlayarak dini konularda bilgi vermeyi, fikir alışverişinde bulunmayı, iyilik tavsiyesinde, kötülük uyarısında bulunmayı önemserdi. (Taberani-310)

Allah Resulü, bir hakkın, gereken bilginin öğrenilmesinde çekinme ve utangaçlığın, engel olmaması gerektiğini söylerdi. (Tirmizi-K.S. 10/450)

Yabancı dil öğrenmeyi bazı sahabilerine emretmiştir. Bu anlamda Zeyd b. Sabit’e İbranice öğrenmesini emretmiştir. Gayrı Müslimlerle kritik konularda, siyasi, ekonomik meselelerde aracısız, daha doğru bir iletişim için ve aynı zamanda onların çalışmalarını, niyetlerini öğrenmek açısından da önemlidir. (Buhari, Ebu Davud, Tirmizi-320, K.S.-4135)

Çevre kabilelerin eğitim, öğretim ve irşadı için muallimler gönderirdi. (Buhari, Müslim, Ebu Davud, Tirmizi, Nesei-K.S. 2/224)  

Allah Resulü perşembe günlerini insanlara bilgi vermek, gerekli konuları öğretmek, nasihat etmek için ayırırdı. Âlimler, bilginler, öğretmenler, haftanın bir gününü özellikle insanları irşad etmek, sohbet etmek için ayırmalıdır. (Buhari, Müslim, Tirmizi-235) Ancak sık sık sohbet ederek, insanları bıkıp usandırmamak gerekir. (Buhari, Müslim, Tirmizi-235)

Peygamber Efendimiz (sav), toplum için gerekli ama herkesin kavrayamayacağı meseleleri de öğretirdi. Miras ilmini, Kur’an-ı Kerim bilgisini öğrenmeyi ve bunu halka öğretmeyi tavsiye ederdi. (Tirmizi, K.S.-4113)

Efendimiz (as) şu temel bazı ilkeleri bizlere sunmuştur:

Bir insana Kur’an’dan bir ayet bile öğreten, onun efendisidir. Kişi hocasına asla yanlış yapmamalı, onu kendisine tercih etmelidir. (Taberani-202)

Bir insana ilim öğreten kişi, o bilgiyle amel edenin alacağı sevabın aynısını alır ve diğerinden de bir eksilme olmaz. (İbn-i Mace-204)

Mescide veya evinden dışarı herhangi bir yere, bir hayır, bilgi öğrenmek için giden Allah yolundaki mücahid gibidir. (Taberani-206, Tirmizi-212, İbn-i Mâce, K.S.-4110)

Allah rızası için ilim tahsil edenin geçmiş günahları bağışlanır. (Tirmizi-213)

Bildiği bir konu, kendisine sorulduğu zaman muhakkak gereken açıklama yapılmalıdır. Aksi takdirde cehennemde bir gemle gemlenir. (Tirmizi, Ebu Davud-224, K.S.-4119)

Değişik bölgelerden gelen insanlara iyi davranılarak, bilmedikleri öğretilmelidir. (Tirmizi-230, Rezin-233)

Cahil bilmediğini sorup öğrenecek, âlim de bildiğini aktaracaktır. (Taberani-234)

Kişi bildiklerini uygulamalıdır. Allah’a karşı gelmekten sakınmalıdır. (Tirmizi-232)

Zan ve kuruntularıyla amel eden, olur olmaz yorumlarda bulunan insanlara fırsat verilmemeli, ilim ve takva sahibi olunmalıdır. (Buhari, Rezin, K.S.-4112)

İnsanlara akıllarının alacağı şeyleri öğretmek gerekir. (Müslim-240) Söylendiği takdirde kavrayamayacakları, hakkında yanlış yorumlara sebep olacakları bilgiler toplumda fitne ve kargaşaya yol açar.

Yanlış bir istekte bulunanlara hemen kızmayıp, örneklerle düşüncesinin yanlışlığını dile getirmek gerekir. (Müsned, Taberani-241) Allah Resulü zina yapmak için izin isteyen bir gence, birisinin, kendi annesi, kız kardeşi, teyzesi, halası… ile zina etmesini kabul edip etmeyeceğini sormuş, olumsuz cevap alınca da “İşte senin gibi diğer insanlar da bunu kendi yakınları için istemezler.” buyurmuştur. (Müsned, Taberani-241)

Peygamber Efendimiz, yeni Müslüman olmuş mü’minleri eğitmek, onlara dinini öğretmek için ashaba görev verirdi. (Nesei-6163)

Allah Resûlü (sav) bulunduğu milletin tarihini, aile, kabile bilgisini önemser, bilgi sahibi olurdu. (Ebu Davud, Tirmizi-7176) Dolayısıyla tarih bilgisine sahip olmayı önemserdi.

Allah Resûlü (sav), tabiatta var olan........

© İnsaniyet