Sümbül Sadece Bir Sembol Değildir
Çiçekler de kültürün bir parçasıdır. İfade ettikleri anlam ise o kültürün incelikleri hakkında bize güçlü ipuçları verir. Lale, gül, nergis, gülhatmi, kasımpatı, şebboy, şakayık, papatya, ortanca, buhurumeryem, begonya, begonvil, sardunya, fulya, fesleğen, yasemin, hanımeli, kardelen, açelya, krizantem, karanfil, lavanta, menekşe, orkide, petunya, zambak, hüsnüyusuf, leylak, lilyum, manolya, nilüfer, glayöl, zümrüt, sümbül ve daha niceleri… Uzayıp gider liste.
Bir semboller zinciridir çiçekler. Rengârenk, nevi şahsına münhasır koku yelpazesi ve hepsinden önemlisi muhatabına verdiği zarif mesajlar, çiçeklerin her birini özel ve anlamlı kılar. Bir semboller galerisidir çiçekler bir bakıma. Çiçekler salt sembolle açıklanamaz elbette. Bu sebeple sümbül de sadece bir sembol değildir. Sümbül baharın müjdecisi olmakla birlikte dört mevsim açar. Bu yönü ile mevsimlik bir heves değildir sümbül, heves bile mevsimlikken. Bulunduğu ortamın havasını temizleyen, ellerinin değdiği yeri güzelleştiren iyi kalpli bir çiçek olmakla da ünlüdür sümbül.
Baharın habercisi bir güzel çiçek… Sümbül… Rengi ile göze, kokusu ile gönle hitap eden nadide bir çiçek. Bu yönüyle şairlere de ilham kaynağı olur. Ahmed-i Dâî’nin “Birinün gözleri nergis yüzi gül / Yanagı ergavândur zülfi sünbül” dediği, Erzurumlu Darîr’in “Gözi nergisden harāc alur idi / Zülfi sünbül aya tāc olur idi“ dediği sümbülden söz ediyoruz elbette. Sümbül sözcüğünün harflerinde bile bir zarafet ve incelik vardır.
‘Sümbül’ kelimesinin Farsça sunbul/çiçek başağı kelimesinden geldiği söylenmekle birlikte Kur’an-ı Kerim’de geçtiği biçimi ile Arapça olduğu kanaati daha ağır basmaktadır. ‘Başak’ ve ‘filiz’ anlamına gelen kelime; Bakara, 261 ve Yusuf, 43,46,47. ayetlerde geçmektedir. ‘Sunbul-sunbule’ ve ‘senabil-sunbulat’ biçiminde hem tekil hem de çoğul olarak yer........
