menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Üç Gün Susmanın Sırrı (Meryem, 19/10)

20 0
07.03.2026

Kur’an-ı Kerim kıyamete kadar insanlığa şifa ve rahmet olmaya devam edecek.

Her bir ayetinde, kelimesinde, harfinde hatta tecvid kurallarında bile kulak veren, aklını ve gönlünü açan bahtiyarları nurlandırmayı sürdürecek.

“Artık kim zerre ağırlığınca bir hayır işlemişse, onun mükâfatını alacak”

Zilzal, 99/7 ayetinde izhar;

“Kim de zerre ağırlığınca bir kötülük yapmışsa, onun karşılığını/cezasını görecektir”

Zilzal, 99/8 ayetinde ihfa kuralı vardır.

Metinde geçmeyen tecvit kuralı ile Kur’an-ı Kerim bizlere hayrı bir zerre bile olsa izhar edin, yayın, anlatın, paylaşın;

Şerri ise bir zerre bile olsa; ihfa edin, örtün, gizleyin, yaymayın emrini veriyor.

Dünya nüfusunun her geçen gün yaşlandığı günümüzde Kur’an-ı Kerim yine muhteşem bir şifa ve rahmet önerisinde bulunuyor.

Hz. Yahya (a.s.) müjdelenen Hz. Zekeriya (a.s.) ileri yaşta olduğunu, çocuğunun nasıl olacağına aklının yetmediğini hikâye ederek Allah’tan bir işaret istiyor.

Allah ileri yaşta olduğu halde çocuğunun olmasına işaret olarak “üç gün susması/sadece işaret dili ile konuşması”nı gösteriyor.

“Ey Rabbim! Doğrusu, artık kemiklerim zayıfladı, saçlarım ağardı. Ey Rabbim! (Şimdiye kadar) sana yönelttiğim duada cevapsız bırakıldığım hiç olmadı. Doğrusu ben, arkamdan gelecek yakınlarım(ın isyankâr olmaların) dan korkuyorum. Karım da kısırdır. Bana kendi tarafından bir çocuk ver! (Vereceğin çocuk) bana da varis olsun Yakupoğulları’na (İsrailoğullarına) da varis olsun. Ey Rabbim! Hem de onu rızana layık (olanlardan) kıl! (Allah, şöyle buyurdu:) “Ey Zekeriya! Haberin olsun ki biz sana Yahya adlı bir oğul müjdeliyoruz. Daha önce onun adını kimseye vermedik.”

(Zekeriya:) “Rabbim! Hanımım kısır ve ben de ihtiyarlığın son noktasına........

© İnsaniyet