Selam
Selam tecellisi Kalbimize inse Korkuyoruz dört koldan kuşatan Kurtların dişlerinden Ya Selam
Kalbime sığması nedir O küçük kırmızı keseye Çam kozalak misali Döne döne Nurlandırsam avizeyi Ya Basar
Gölgem nerede Tarifsiz yabancıyım kendime Taşlar konuşuyor tepeden Düşerken Allah diye Duymuyorum sesimi Çağrı ne yönden Işık ne yönde Ya Semi
Dağlar darmadağın Peki kalbimiz Nasıl bir şey tecelli Boğuyor zaman mekân Yansımadan belli Musa’nın tutuldu dili Nerede gerçek anlam Ya Kelam
İdrakim Açık mı kelamına Konuşsan Sesim ulaşsa sana Dua nasıl da kusursuz Ve nasıl da kusurlu dünya Ya Beka
Atlas kumaşım Sandal ağacından buhur Kayboldu dağlar arasında Porselen ve ipek yüklü Kervanım da Çiniyi İsfahan’da........
