Eyyüp Sabırlı Bir Hocamız: Muhittin Açıkgözoğlu
1980’li yıllardı. Şehrin kalaycısından “Şekerci Ali” diye meşhur olan ve en meşhur bakkaliyelerinden birinin bulunduğu caddede; ikindiden sonra caddenin iki tarafına peş peşe sıralanan, kilim desenli, sert minderli sedirleriyle yoğun müşterisi olan kahvehanenin; Hızarcı Metin Usta’nın çam kokulu, cephesi dar, arkası geniş dükkânının; tüfekçi tamirhanesinin, nalburunun ve daha birçok iş yerinin sıralandığı Nizip Uzun Çarşı’da, Kasap Şakir Amca’nın dükkânında tanıdım onu.
O yıllarda beyaz önlüklü bir kasap çırağıydı. Bir gövde etin ancak yarısı bir günde satılırdı. Diğer yarısı ise ev tipi buzdolabının rafları çıkarılarak dolaba konur, ertesi gün yeniden dükkânın camına doğru asılırdı. Öyle ki çoğu zaman kiloyla et alan olmazdı; “250 gram yağlı kıyma”, “300 gram”, “500 gram” diye istenirdi.
Beyaz önlüğüyle et çeken, kıyma yapan Muhittin Açıkgözoğlu ile tanıştığımızda 14-15 yaşlarındaydı. Leylek Camii’ne yakın olması sebebiyle rahmetli Molla Ahmet Bayantemur Hocamız da kasabın müşterisiydi. Hocamız bir gün ona, “Namaz kılıyor musun?” diye sordu. Muhittin, “Kur’an bilmiyorum.” deyince hoca, “İş yerinden çıkınca ve diğer boş vakitlerinde gel, ben sana Kur’an öğretirim.” dedi. Muhittin buna çok sevindi ve Molla Ahmet Hoca ile o günden sonra hiç ayrılmadılar.
Birkaç yıl sonra Cafer Yüce ve ben, Leylek Camii’nde açıköğretim derslerine çalışırken Muhittin Hoca artık usta bir kasap olmuştu. Babası erken yaşta vefat edince annesine karşı çok hassas davranmıştı. Annesine olan sevgisi ve bağlılığı, Veysel Karani Hazretleri’ni hatırlatacak kadar derindi.
İyi bir Müslüman, iyi bir kasap ve iyi bir evlat olan Muhittin Hoca, yeni Nizip Devlet Hastanesi’nin bulunduğu yerdeki et kombinesinde de bir süre çalıştı.
Evlerine yakın olduğu için Hazreti Ebubekir Camii’nde M. Emin Damar Hoca’dan Arapça dersleri aldı. İlkokulu Nizip Yatılı Bölge Okulu’nda okumuştu. Lise mezunu olduğu hâlde, dışarıdan fark derslerini de vererek 1995 yılında Adıyaman İmam Hatip Lisesi’nden de diploma aldı. 1993 yılından itibaren Davet ve Kardeşlik Vakfında aktif olarak görev yapmıştır. İki yıl sonra, 1997’de Araban’ın Sarıtepe köyünde imamlık görevine başladı. Yaklaşık iki buçuk........
