Cehalet, inat, hata ve bahaneler: Berbat bir dezenflasyon masalı
Belki her şey yolunda gitmiyordu, ekonomi sarı alarm veriyordu, ancak böylesi bir yıkım olması için çok saçma bir hata yapmak gerekirdi. Yapıldı!.. 10 Ağustos 2018 tarihinde, yine o anlamsız el hareketleri ve mimikleriyle Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak. Türkiye ekonomisine büyük bir darbe vuracak olan ‘Yeni Ekonomi Modeli’ni açıkladığından bugüne, cahil cesaretiyle girdiğimiz karanlık çıkmaz sokakta debelenip duruyoruz!
Unutmuş olanlara hatırlatayım; Berat Albayrak, o dönemin hükûmeti ve yandaş medya o günden itibaren ham hayal satmaya başlamıştı bile. Kötü bir müsamereye benzeyen tanıtımda iddialar ve vaatler ekonomi kurallarını hiçe sayıyordu. Hesapta 2018-2019 yıllarında Türkiye ekonomisi dengelenecek ve birinci faz bitecek, ‘sürdürülebilir ve istikrarlı büyüme’ adını verdikleri ikinci faza geçilecekti. Sonrasında, daha adîl paylaşım gerçekleşecekti. Ve böylece, nitelikli insan gücü ve daha güçlü bir toplum hedefine ulaşacaktık. Ekonomik dengelenmenin birinci sac ayağı enflasyonla mücadele, ikinci adım çok daha sıkı bir siyasî iktidar, yani Cumhurbaşkanlığı ile Hazine ve Maliye Bakanlığı ilişkisi, üçüncüsü cari açığın düşürülmesi olacaktı. Cari açığın düşürülmesiyle ilgili stratejik adımlar atılacaktı. Kamu borçlanmalarında kaynak çeşitliliği sağlanacaktı. Hepsinin tam tersi oldu!
ANLAMSIZ BİR TEKERLEMEYLE BAŞLAYAN BÜTÜNSEL YIKIM
Aslına bakarsanız, tek bir uyduruk tekerlemeyi tekrarlıyorlardı: “Faiz sebep, enflasyon sonuçtur”… Bu kadar! Ve birkaç aklıselim yurtsever aydın dışında bunun tam bir saçmalık olduğunu söyleyen çıkmadı. İş dünyası şakşakladı, yandaş medya zırvaladı, yandaş sermaye bu milletin iliğini kemiğini sömürecek fırsatı yakaladı. Krediler havaya saçıldı, popülist politikalarla halka geçici bir refah hayali yaşatıldı. Bu akıldışı uygulamada inat edildi. Albayrak’ın bıraktığı enkazı süpürmek için bir ara Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanlığı’na getirilen Naci Ağbal, akılcı davranmaya kalkınca, beş ayın sonunda kovuldu. Sonrasında bildiğiniz üzere bir komedi dizisi izledik Nureddin Nebatî’nin Hazine ve Maliye Bakanlığı döneminde… Makro dengeler çöktü, enflasyon tırmandı, kur çıldırdı. Ancak yine cahil cesaretiyle aynı masalı anlattılar bir süre daha ve sonunda pes etmek zorunda kaldılar.
Artık yerle bir olmuş bir ekonomiyi toparlayacak birileri gerekiyordu. Ve bir zamanlar demediklerini bırakmadıkları Mehmet Şimşek’i ekonomi yönetiminin direksiyonunun başına geçmesi için ikna ettiler. Büyük olasılıkla, bu kadar çarpıtılmış bir veri setiyle karşı karşıya olduğunu tahmin edemediğinden o da kabul etti. Bağımsız olacağına inanmış olmasını anlamak mümkün değil, çünkü Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi (CHS) yapısı gereği bir otoriter vesayet sistemidir, ancak o inandı ya da inanmış gibi yaptı. İlk birkaç ayın, resmî verilerin gerçekleri yansıtmadığını ve hasarın çok daha vahim olduğunu fark ederek kaybedildiğini varsayıyorum! 10 Haziran 2023 tarihinde görevi devralan Hazine ve Maliye Bakanı Şimşek’in liderliğindeki ekonomi yönetiminin icraatlarının üçüncü yılındayız artık. Bu süreçte, sanırım ikinci yılından itibaren o da masallar anlatmaya başladı, ekibi de…
BAŞ SORUMLULARI YANLIŞ YERDE ARAMAMAK GEREK
Tüm bunları hatırlatmamın bir sebebi var. Şu yandaş sermayenin maşaları sözde ekonomist ve kanaat önderlerinin, ‘nas’ üzerinden ekonomik fikir kırıntıları ürettiğini sananların, bir yıldan bu yana Şimşek ve ekibini hedefe koyarken, bugünlere gelmemizin asıl sebebi olan ‘Yeni Ekonomi........
