menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Borsa İstanbul, bu önlemlerle manipülasyonlardan arınır mı?

19 0
19.08.2026

Türkiye’nin menkûl kıymetler piyasalarıyla tanışması öyle çok eski tarihlere dayanmaz. İlk resmî borsa olan Dersaadet Tahvilat Borsası 1866 yılında kuruldu, sonra uzun bir süre boyunca herhangi bir adımdan söz etmek mümkün değil. Modern ve kurumsal anlamdaki borsayla tanışmamız Turgut Özal’ın başbakanlığı döneminde, serbest piyasa ekonomisine kafa göz yara yara geçiş sürecinde, 1985 yılında kurulan ve 1986’da faaliyete geçen İstanbul Menkul Kıymetler Borsası (İMKB) ile oldu. Şimdi adı Borsa İstanbul ve 2013 yılında bu adı aldı.

KISA TARİHİ BOYUNCA HEP ‘SPEKÜLATİF’ OLDU

Kurulmasına kuruldu ama bu milletin borsayla ilişkisi hâlâ İddaa oynamak ile çok benzeşik! Bazı insanları çok zengin etti ama çok daha fazlasının hayatını kararttı. ‘Tüyo al, elinde ne var ne yoksa sat, o hisseye yatır, kısa vadede gelsin paralar’ anlayışından hâlâ kurtulabilmiş değiliz. Yaklaşık 7 milyon borsa yatırımcısı var, bu yatırımcıların yarısından fazlası 10,000 TL’nin altında hisse sahibi, 10 milyon TL’nin üzerinde hisseye sahip olan yatırımcı sayısı ise 30-35 binler civarında… Türkiye ekonomisi ölçeğiyle kıyaslandığında bu rakamlar çok zavallı değil mi?

Düzenleyici ve denetleyici kurumlardan aracı kurumlara, ekonomi medyasından kurumsal ve bireysel yatırımcılara, borsayla ilişkisi olan kim varsa bu düzenin böyle gitmesinden sorumlu… O sebepledir ki, borsa ekonomik gelişmeyi destekleyen bir fonlama kaynağı olmaktan çok, parası ve bağlantısı olanların manipülasyon ve spekülasyon yaptığı bir piyasa Türkiye’de… Aynı sebeplerle, Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü’nün (Organisation for Economic Co-operation and Development-OECD) ekonomisi en hızlı büyüyen üçüncü ülkesi, G20’de nominal gayri safi yurtiçi hasıla sıralamasında 16’ncı olan Türkiye’nin borsası, gerek piyasa değeriyle gerekse derinliğiyle olması gereken yerin çok uzağında… Şeffaflık ve güvenilirlik açısından da pek iyi bilinen bir piyasa değil, aslına bakarsanız sabıkalı.

YENİ DÜZENLEMELER ŞART OLDU

Her şeyi eleştiren bir muhalif değilim. Bu sebeple, bu iddiayı da öylesine ortaya atmıyorum. Bu uyarıları ve saptamaların bir kısmını yapan MSCI (Morgan Stanley Capital International)… MSCI, küresel fonların trilyonlarca doları, hangi ülkelere ve hisselere yatıracağını belirleyen dünyanın en büyük endeks sağlayıcısı, yabana atılır bir kurum değil!.. MSCI için bir borsanın en önemli iki kriteri; şeffaflık ve ‘fiyatların serbest piyasa koşullarında, organik olarak oluşması’…

MSCI, Borsa İstanbul için yayımladığı raporlarda, Türkiye piyasasını ‘şeffaflık eksikliği’, ‘eşgüdümlü şüpheli işlemler’ ve ‘piyasa kısıtlamaları’ gerekçeleriyle sert bir şekilde uyarıyor. MSCI, Kasım 2026 tarihine kadar bu alanlarda somut ve güvenilir adımlar atılmazsa, Türkiye’nin endeks statüsü ve menkûl kıymetlerinin nasıl ele alınacağına dair ‘küme düşürme’ veya ‘endeksten çıkarma’ risklerini barındıran bir ‘istişare süreci’ başlatabileceğini duyurmuştu.

MSCI’ın uluslararası kurumsal yatırımcılardan gelen şikayetler doğrultusunda öne çıkardığı temel sorunları bir sıralayayım… MSCI, Borsa İstanbul’daki bazı küçük ölçekli halka açık şirketlerle bu şirketlerle yakından bağlantılı belirli fonların eşgüdümlü işlem davranışları sergilediğine dikkat çekiyor. Bu durumun, piyasadaki gerçek fiyat oluşumunu bozduğunu belirtiyor. Bu şüpheli ve eşgüdümlü işlemler nedeniyle, şirketlerin fiilî dolaşımdaki pay oranlarının (free float) yapay bir şekilde yüksek gösterildiğini vurguluyor.

FİYAT ŞİŞİRME TEZGÂHI

Son dönemde Borsa İstanbul’da bazı kişi ve grupların, ‘özel fonlar’ kurarak bu fonların içerisine belirli küçük ve orta ölçekli şirketlerin hisselerini doldurduğu tespit edilmişti. Aslına bakasanız bunu bilmeyen yoktu! Oyun şöyle dönüyor: Birkaç farklı fon, sanki birbiriyle hiçbir bağlantıları yokmuş gibi, aynı anda aynı hisseyi alarak fiyatı yapay bir şekilde yukarı itiyor. Dışarıdan bakıldığında; hisseyi kurumsal fonların aldığı, dolayısıyla güvenilir olduğu imajı yaratılıyor. Bu işlemlerin arkasındaki gerçek hak sahipleri (intifa hakkı sahipleri) gizlendiği için, MSCI bunu haklı olarak, ‘eşgüdümlü şüpheli işlem ve fiyat manipülasyonu’ olarak tanımlıyor.

Manipülasyon mekanizması, şirketlerin halka açıklık oranlarını kağıt üzerinde yüksek göstererek........

© İlke TV