Borcu borçla kapatmanın da bir sonu vardır doğal olarak!
Her deyişe inanmayın; mesela “Borç yiğidin kamçısıdır” buna bir örnek. Hele ki böylesi kriz dönemlerinde, borçlanmak bir girdaba girmek anlamına gelebilir. Borcu borçla kapatmak zorunda kalmaya başlamışsanız eğer, işler daha da kötüye gidecek demektir. Sanırım bunu teyit eden verilerden biri de, takipteki alacakların durumu! İster bireysel olsun, ister ticarî kredi borcu olanlar için taksit günleri yaklaştığında gerilim başlıyor. Hele ki ‘yakın takip’e ya da ‘kanunî takip’e düşmüsse borcunuz, artık onun adı kâbus!
Takipteki alacaklar, kısmen veya tamamen geri ödemesi vadesinden itibaren 90 günden fazla geciken ve bankaların yasal takibe aldığı kredileri tanımlar. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) sınıflandırmasında, bu kalemler ‘donuk alacaklar’ ve üzeri kategorilerde izleniyor. Borç ödemesi 31 ile 90 gün arasında geciktiğinde, kredi bu kategoriye alınır ve ‘yakın takip’ başlar. Bankalar bu aşamada genellikle yeniden yapılandırma çözümleri sunar. Gecikme 90 günü geçtiği an alacak ‘takipteki alacak’ statüsüne geçer ve ‘kanunî takip’ sürecine geçilir. Banka, borcun tahsili için idarî veya yasal süreç, yani icra başlatır. Bankalar tahsil edemedikleri kronikleşmiş takipteki alacakları, bilançolarını temizlemek amacıyla, belirli bir iskonto oranıyla lisanslı varlık yönetim şirketlerine devrederler. Onlara, ‘akbaba’ lakabı takılması boşuna değildir, gözünüzün yaşınıza bakmazlar!
Takipteki alacak oranının yükselmesi, bankaların varlık kalitesinin bozulduğunu ve risk düzeyinin arttığını gösterir. Bankalar takibe düşen krediler için yüksek oranda ‘karşılık’ ayırmak zorundadır. Bu durum banka kârlılığını doğrudan düşürür. Sektörde takipteki alacak oranı arttıkça, bankalar daha temkinli davranır, kredi musluklarını daraltır ve kredi faizlerini yükseltir. Bu oranın yükselmesi, hanehalkının ve firmaların, özellikle KOBİ’lerin nakit akışında ve ödeme gücünde sorunlar yaşandığına işaret eder.
TOPLAM TAKİPTEKİ ALACAKLARIN ORANI YÜZDE 2.6’YA ULAŞTI
Kabaca süreci tarif ettikten sonra güncel duruma geleyim… Bankacılık sistemi genelindeki toplam takipteki kredilerin nakit kredi stokuna oranı yüzde 2.6 civarında. Ağustos 2026 itibarıyla, Türkiye bankacılık sektöründeki toplam takipteki alacak miktarı 648 milyar liraya ulaştı.
Bankacılık sektöründe takipteki ticarî kredilerin toplam ticarî kredilere oranı yüzde 2.3 seviyesinde… Bu oran geçmiş yıllara göre artış göstermesine rağmen, tarihî ve uzun vadeli ortalamaların altında seyrediyor. Takipteki ticarî kredilerin payı 2024 yılındaki yüzde 1.4 seviyesinden kademeli bir artışla yüzde 2.3 seviyesine ulaştı. TL cinsi taksitli ticarî kredilerle KOBİ kredilerinde takipteki alacak oranları yüzde 4’ün üzerine çıktı. Mevcut yüzde 2.3’lük ticarî takip oranı, son 10 yıllık ortalama olan yüzde 3 seviyesinin altında; 2020’de bu oran yüzde 6.4’ü görmüştü.
TİCARÎ KREDİ HACMİ BÜYÜRKEN RİSK GÖSTERGELERİ YÜKSELİYOR
Türkiye’de ticarî kredilerde çift yönlü ve hareketli bir dönem yaşanıyor.
BDDK verilerine göre, ticarî kredi büyümesi yeniden hız kazanırken, şirketlerin geri ödeme performanslarındaki düşüş nedeniyle, risk göstergeleri ve takipteki alacak oranları da eşzamanlı olarak yükseliyor. Şirketlerin finansman ihtiyaçlarının artmasıyla birlikte, ticarî kredi hacmindeki büyüme trendi ağustos ayı itibarıyla ivme kazandı. Döviz cinsi ticarî krediler 209.3 milyar dolara ulaşarak tüm zamanların en yüksek seviyesini gördü. Kredi hacminde yılbaşından bu yana yaklaşık 84 milyar dolarlık net bir artış kaydedildi.
Ekonomik dalgalanmaların ve yüksek borçlanma maliyetlerinin etkisiyle, geri ödemesinde gecikme yaşanan ticarî kredilerin toplam içindeki payı yukarı yönlü seyrini koruyor. Geçmiş yıllarda gerileme kaydeden takibe düşen alacak oranları, kredi kalitesindeki bozulmayla birlikte yeniden tarihsel ortalamalara doğru yükseliyor. Finansal risklerin artmasıyla bankalar ticarî kredi onay süreçlerinde daha seçici davranıyor. Kredi........
