Ajitasyon değil varoluş için Kürt sineması
Walter Benjamin, tarihin düz bir ilerleme çizgisi olmadığını, aksine “enkaz yığınları arasında esen bir fırtına” olduğunu söylerken, 90’lı yıllarda bizim bakışımızı da değiştiriyordu. Bu metin, o fırtınanın içinden yazılmıştır.
Kürt sineması da böyle bir fırtınanın içindedir: İlerlemeyen, tamamlanmayan, sürekli kırılan bir zamanın içinde. Burada sinema, tarihin devamı değildir. Tarihin kırıldığı yerin görüntüsüdür.
Bu nedenle sözlerim bir sistem kuramaz; bir yıkıntı içinde ancak düşünme biçimi önerir. Kürt sineması bir “konu” değildir.
Bir halkın acılarının temsil edilme alanı da değildir.
Kürt sineması, parçalanmış bir dünyanın içinde düşünme biçimidir. Bu yüzden başlangıç noktası hikâye değil, durumdur: Yerinden edilmiş zamanın içinde yaşamak.
Bugünün Kürt gerçekliği tek bir merkezden okunamaz. Coğrafyamız bölünmüştür, dil parçalıdır, hafıza süreklilikten yoksundur. Bu nedenle Kürt sineması “ulusal bütünlük” fikrini taklit edemez. Onun yerine şunu kabul eder: Gerçeklik bir bütündür, ama kırık aynalarda yaşar.
Kürt sinemasının felsefesi yarılmış bilinçtir. Yarılmış bilinç şudur: Aynı anda birkaç zamanda yaşamak, aynı anda birkaç mekâna ait olmak ve hiçbir yere tam olarak yerleşememek… Bu bir eksiklik değildir, bir varoluş biçimidir.
Dramaturji artık klasik anlamda bir “olay örgüsü” değildir. Kürt sinemasında dramatik yapı şuna dönüşür; olay değil, gerilim, çözüm değil, askıda kalma, final değil, devam eden sızı. Bir film kapanmaz; sadece başka bir yere kayar.
Estetik, travmayı süslemek için değildir, düşünceyi yavaşlatmak için vardır. Uzun planlar bir stil değil, bir etik karardır. Sessizlik bir boşluk değil, bir direnç biçimidir. Ama şunu da biliriz: Estetik, eğer düşünceye bağlanmazsa, dekor olur. Mekân Kürt sinemasında bir arka plan değildir.
Dağ, yol, sınır, köy, şehir… Bunlar karakterlerden daha az gerçek değildir. Çünkü bu sinemada mekân, hafızanın kendisidir. Dil tekil değildir. Kürtçe, Türkçe, Arapça, Farsça ve daha fazlası aynı çatışmanın içindedir.
Bu yüzden........
