Geçici koruma kapsamındaki göçmenlere çalışma izni muafiyeti ne anlama geliyor?
İçişleri Bakanı, 26 Haziran 2026 tarihinde, İstanbul’da gerçekleştirilen Sivil Toplum Kuruluşları İle İstişare Toplantısı’nda yaptığı konuşmada “Ülkemizde tüm yabancılar gibi Suriyelilerin de kayıtlı istihdamını önemsiyoruz. Bu anlamda, Suriyelilerin karşıladığı iş gücü ihtiyacını da dikkate alarak çalışma izni alma zorunluluğunu kaldırdık ve geçici koruma kapsamındaki yabancılara çalışma izni muafiyeti getirdik.” dedi. (i) Bu ifade çok sayıda medya organında yer aldı ve bunun üzerine birtakım tartışmalar başladı.
Tartışmalar biri siyasi-propagandacı ve diğeri toplumsal-sınıfsal olmak üzere iki farklı bağlamda yapılıyor. İlki daha çok Suriyelilere vatandaşlık verilip seçimlerde oy kullandırılacağı iddiasıyla iktidar aleyhtarı propagandaların ağırlıkta olduğu bir içeriğe sahipken, ikincisi Suriyelilerin ucuz emek gücü olarak sömürüleceğine dair sınıf kardeşliğinden doğan kaygılar ile yerli işçilerin işlerini kaybetmesine yol açacağına dair sınıfiçi rekabetten doğan kaygıların birlikte yer aldığı bir içeriğe sahip. Bu yazı ikincisi hakkında, ancak, önce Bakan’ın ifadesindeki iki muğlaklığa dikkat çekmek gerekiyor: 1) 15.10.2024 tarihinde ilgili mevzuatta değişiklik yapılarak geçici koruma kapsamında olan göçmenlere çalışma izni muafiyeti yolu zaten açılmış ve bu konuda İçişleri Bakanlığı yetkilendirilmişti. (ii)
İçişleri Bakanı’nın bu düzenlemeyi mi kastettiği, yoksa yeni bir yasal düzenlemeye ya da aldıkları idari bir karara mı gönderme yaptığı belli değil! Açık kaynaklarda yeni bir yasal düzenleme yapıldığına ya da idari karar alındığına dair bilgi bulunmuyor. 2) Bakan’ın ifadesi üstünkörü okunduğunda Suriyeliler vurgusu ön plana çıkıyor ve bu da kamuoyundaki tartışmaların Suriyeliler odaklı yürümesine yol açıyor. Ancak, Bakan’ın ifadesi, “geçici koruma kapsamındaki yabancılara çalışma izni muafiyeti getirdik” şeklinde sonlanıyor, dolayısıyla kafalar iyice karışıyor. Aslında dikkatimizi kapalı salon toplantılarından, verilen beyanatlardan, yapılan yasalardan, alınan idari kararlardan vb.’lerinden gerçek hayata çevirirsek her şeyin çok net olduğunu görürüz. Her ne kadar İçişleri Bakanı yabancıların kayıtlı istihdamını önemsiyoruz dese de, gerçekte öyle olmadığını herkes gayet iyi biliyor. Gerçekte olan şu ki, Türkiye’deki sermaye sahibi kesimler burada bulunan göçmenlerin emek gücünden azami derecede istifade etmek istiyorlar ve fiili olarak da bunu yapıyorlar aslında. Bununla birlikte bir yandan da fiili durumun yasallaşıp kurumsallaşmasını sağlamaya çalışıyolar. Bir yanlış anlaşılma olmasın, göçmenlerin yasal ve kurumsal düzenlemeler kapsamında sosyal haklarını güvence altına almaya değil, yasadışı çalıştırma durumunu resmileştirmeye çalışıyorlar! Bu arada geçici koruma kapsamındaki göçmenleri çalışma izni almaktan muaf tutma yetkisinin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı yerine İçişleri Bakanlığı’na verilmiş olması da ziyadesiyle dikkat çekicidir! Türkiye’nin neoliberal düzene geçişi tesadüfi değil, planlı ve programlı bir........
