menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Bitmeyen öykümüz ‘Kardeşim Boro’

17 0
previous day

Geçtiğimiz nisan ayında Ercüment Akdeniz’in yeni kitabı “Kanatlarını Göçte Bırakanlar, Kardeşim Boro” okurlarıyla buluştu. Kitaplar için okuyucuyla buluşmak çok uzun bir serüven, hiç bitmeyen bir yolculuk. Her kitap mutlaka birileriyle buluşur, aradan yıllar geçse bile. Kardeşim Boro’yu çok fazla insanın okumasını dilerim.

Ercüment Akdeniz göç meselesini senelerdir ısrarla anlatmaya çalışan, araştıran, yazan bir isim. Zor ama kıymetli bir çaba bu. Çünkü göç, göçmenler, mülteciler gibi kavramlar tartışılırken insanlığın evrensel değerlerini savunanların sayısı azalıveriyor. Öyle zor zamanlar oluyor ki sol saflarda bile akla hayale getirmek istemediğimiz “fikirler” savunulabiliyor. “Sayımızın azlığına” bakmadan doğruları savunanlar iyi ki var. “Kardeşim Boro” zemininde göç olgusunun yer aldığı, Ercüment Akdeniz’in ailesinin öyküsünün anlatıldığı bir kitap.

Haksız, hukuksuz yere tutuklu kaldığı Silivri Hapishanesi’nde yazılmış. Bu yüzden kitaba başlarken ve devamında zaman zaman hapishanenin dört duvarının içinde buluyoruz kendimizi. “Silivri’nin serçeleri, atmacaları, ebabilleri, leylekleri, martılarıyla buluşuyoruz. Aynı zamanda mahpuslarla. Mavi gökyüzüne, bulutlara, az da olsa güneşe bakıyoruz hapishanenin avlusundan.

1970’li yıllara uzanıyoruz. İskenderun’da başlıyoruz Akdeniz ailesinin öyküsüne. Elbet öncesi var, hangimizin ataları bir yerlerden gelmemiş ki. Değişik coğrafyadan yüzyıllar boyunca bitmemiş bir göçün........

© İlke TV