menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Deyişin kapısına kilit vurulur mu?

33 0
21.08.2026

Sabahat Akkiraz, Hacı Bektaş Veli Anma Törenleri’nde sahne programıyla ilgili yaptığı sosyal medya paylaşımıyla yeni bir tartışmanın kapısını açtı. Akkiraz, normalde sahne alacağı saati “malum nedenden” dolayı özellikle erkene aldırdığını açıkladı ve ardından şu cümleyi kurdu: “Benim deyişlerim herkese nasip olmaz.”

Peki “malum neden” neydi?

Akkiraz’ın işaret ettiği isim, etkinliklere katılan DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları’ydı. Hatimoğulları, Akkiraz’ın sahnede olduğu sırada konser alanında değildi; Akkiraz’ın programının tamamlanmasının ardından alana geldi. Akkiraz’ın paylaşımı da sahne saatindeki değişikliğin bilinçli bir tercih olduğunu ortaya koyuyordu.

Elbette Akkiraz’ın bir siyasetçiyi eleştirme, onunla aynı ortamda bulunmak istememe hakkı vardır. Ancak mesele bu siyasi tepkinin Alevi deyişleri üzerinden ifade edilmesiyle başka bir yere taşınıyor.

Çünkü bu cümlede insanın takıldığı yalnızca “herkese nasip olmaz” kısmı değil. Asıl üzerinde durulması gereken belki de cümlenin başındaki o tek kelime: “Benim.”

Gerçekten kimin deyişleri?

Sabahat Akkiraz, kuşkusuz Alevi müzik geleneğinin önemli yorumcularından biri. On yıllardır deyişleri, nefesleri ve türküleri güçlü sesiyle geniş kitlelere ulaştırdı. Fakat bir kültürün taşıyıcısı olmakla o kültürün sahibi olmak aynı şey değildir. Pir Sultan’ın, Hatayi’nin, Kul Himmet’in, Nesimi’nin sözlerini seslendirmek o sözler üzerinde mülkiyet hakkı vermez. Sanatçının sesi kendisinindir, yorumu kendisinindir, siyasi görüşü kendisinindir ama yüzyıllardır kuşaktan kuşağa aktarılan deyişler yalnızca onun değildir.

Üstelik bu söz herhangi bir yerde değil, Hacıbektaş’ta söyleniyor. Hacıbektaş yalnızca bir festival alanının ya da bir sahnenin adı değildir. Yüzyıllardır insana insan olduğu için değer veren bir öğretinin hafızasını taşır. “Can” denildiğinde unvanın, makamın ve kimliğin geriye çekildiği, rızalık denildiğinde birbirine karşı sorumluluk taşıyan insanların esas alındığı bir anlayıştan söz ediyoruz.

Tam da bu yüzden Akkiraz’ın kullandığı “nasip” sözcüğü ayrıca üzerinde durmayı hak ediyor.

Yol’da nasibi kim dağıtır? Bir sanatçı mı, bir siyasi görüş mü, bir sahnenin sahibi mi?

Üstelik Akkiraz’ın bu sözlerle mesafe koyduğu Tülay Hatimoğulları da Alevi kimliğiyle bilinen bir siyasetçi. Tartışmanın bir tarafında Alevi deyişlerinin önemli bir yorumcusu, diğer........

© İlke TV