menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Kapitalizmin son aşaması: Barbarlık

31 0
05.03.2026

ABD ve İsrail’in İran saldırısı

Kapitalizmin kendini “normal” işleyiş içinde yeniden üretemediği her dönemeçte, çıplak kuvvete daha çok yaslandığını biliyoruz. ABD ve İsrail’in Venezuela’nın ardından İran’a saldırısı, bu eğilimin hızlandırılmış hali: ABD fosil düzenin zor aracılığıyla sürdürülmesini sağlamaya çalışıyor.

Evet, ABD’nin kendi petrol üretimi büyük ölçüde kendine yeterli; yani ABD “petrole muhtaç” olduğu için değil, petrolün fiyatını, sigortasını, sevkiyatını, boğazlarını, yani dolaşımını kontrol ettiği ölçüde hegemonik kalabildiği için savaş siyasetine abanıyor.

Bunu görmek için haritaya bakmak yetiyor. Son günlerde çatışmanın yayılmasıyla birlikte, Hürmüz Boğazı merkezli deniz taşımacılığı kesintiye uğradı. Çok sayıda tanker açıkta demirledi, sevkiyatlar yavaşladı, savaş riski sigortaları fırladı. ABD yönetimi “gerekirse donanma eskortu” ve “tanker sigortasına kamu desteği” gibi seçenekleri dile getirerek dünyaya şu mesajı veriyor: Akış, benim askeri ve finansal güvencem olmadan mümkün değil.

İran: Enerji haritasında bir ağırlık merkezi

OPEC İran’ı, dünyanın en büyük kanıtlanmış petrol rezervine sahip ülkeleri arasında üst sıralara koyuyor. 2025’te İran için yaklaşık 208,6 milyar varil bandında bir kanıtlanmış rezerv büyüklüğü zikrediyor. İran, “petrolü var” olmanın ötesinde, uzun vadeli fiyat ve arz beklentilerini etkileyebilecek bir rezerv derinliği taşıyor. Bu yüzden İran’a dönük her askeri hamle, yalnızca bugünkü üretimi değil, “geleceğin arzını” da siyasal risk olarak fiyatlanıyor.

İran’ın üretimi rezervi kadar büyük değil. Çünkü üretim kapasitesi sadece jeolojiyle değil, sermaye, teknoloji, yatırım, yaptırımlar, sigorta, finansman ve lojistikle belirleniyor. Yine de OPEC raporlarına göre 2025 ortalama üretiminin 3,26 milyon varil/gün civarında seyrettiği belirtiliyor.

İran petrolü fiilen çok büyük ölçüde Asya pazarına, özellikle de Çin’e akıyor; ama bu ticaret ambargo nedeniyle iz sürmeyi zorlaştıran yöntemlerle yürüyor.

Yaptırımlar sıkılaştığında, alıcıların kotaları daraldığında ya da bölgesel risk arttığında İran’ın kullandığı kritik bir teknik........

© İlke TV