menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Terk etmedim, edemedim “Yokuş”umu

7 0
17.07.2026

Dünyanın en güzel yokuşu, benim yokuşum. 53 yıldır bir gün of demeden inip çıkıyorum. Ne güzel günler gördüm o yokuşta, ne acılar.

Yokuşun başlarında bir yerde duydum ilk kez entertiplerin şıkırtılarını, rotatiflerin uğultularını. Bestesi belli olmayan bir şarkı gibi yerleşti kulağıma o sesler.

Sonra yokuşun başlarında bir başka yerde parmaklarıma matbaa mürekkebi değdi ilk kez. Ve o mürekkep, damat kınası gibi duruyor parmaklarımda hâlâ.

Yıllarca arkadaşlarla, ağabeylerle, ustalarla selamlaştık, hal hatır sorduk yokuşun başında. Yine o yokuşun başında dertlerimizi kadehlere gömdük.

Ne ustalar gördük acılara çalım atan ve ne çömezler gördük, kendini bilmez.

Ne şehitler verdik yokuşun komşularından.

Ve bir gün kötü bir komşu gibi kaçıverdik yokuştan.

Şehitleri ardımızda bırakarak, unutarak.

Ve işte o günden sonra ne yokuş kaldı, ne geleneği. Ustalara ve mesleğe saygıyı unuttuk, kaçtığımız o yerlerde. Oralara gidemedim, terk edemedim yokuşumu.

Ve benim yokuşum gibisi yok.

İşte Babıâli’de 53 yılımın özeti böyle.

Ruhunu, siyasi, askeri dini, ticari ve sivil güç odaklarına;........

© Hürses