YAZAR ve FİKİRLERİ..
YAZARIN gerçekler karşısında bir tutumu olacaktır elbet.
Gözümüzün önünde olan kaba gerçekleri görmezlikten gelip, birilerine yaranılacak diye yazı yazanlara ne kadar acısak yeridir.
Yazarın bir görevi de, insanların çevresini saran yalanlardan kurtarmaktır. Yüzyıllardır yalanların doğruların üstünü örttüğü bilinmektedir.
Şair ve fikir adamı Ziya Gökalp fikir kuvvetinden bahsederek şöyle diyordu:
“Önüne geçemezsin, onu durduramazsın, üflemek ve söndürmekle söner mi, gayz ve kin oğultuları içinde boğulmak mı istiyorsunuz? O, bir ışıktır. Işık gürültülerle söndürülür mü?,,
**Fikir; insanların refahı, canlılar ve tabiatı korumak içindir...
fikir; bölücülük, fitne, kin ve nefret tohumlarını insanlara saçmak için değildir.
Hiç bir etnik kökenli insanlar, fikir beyân edemiyorum diye duygu sömürüsüne girerek, kendilerini acınacak duruma sokmaya kalkmasın.
Sen kalkar fikir hürriyeti diye, Türk Devletine kin ve nefret dili kullanırsan bu fikir hürriyeti olmaktan çıkar.
Türkiye'de; hain, yıkıcı ve karma fikir toplulukların birikimli bir yer olduğunu biliyorduk ama bu kadarını tahmin edemiyorduk. Ve bunları kendi hallerine bırakarak, filizlenmesine ve kök salmasına vesile olduk.
Bilmeden veya bilerek din eksenli Arap milliyetçiliği yapanlar.. Atatürk adını kullanan sözde........
