Türk Müziğinin Ölümü!
----Bir insan topluluğun nasıl yürütüldüğünü anlatmak isterseniz onun müziğine bakınız!
---- Türk müziği nedir?
---- Türk müzikçileri kimlerdir?
---- Hangi eserleri ne zaman, niçin dinleriz?
Üç soru ki, Türk kültürünün varlığı, gelişme ve ilerlemesiyle ilgili olan herkes, bunları kendisine bir kere olsun sormalıdır.
Bunları idràk edemediğimiz için Türk müziğine verdiğimiz önem bu yönden çok zayıf. Yoksa müziğin her çeşidini dinler müzik keyfimizi yerine getirmeye çalışırız, ama neden ve niye?
Kim ne derse desin, ister sözlerimi yanlış değerlendirsin, meseleye "milli mesele" ile bakmak gerekir.
Bize göre Türk müziği bir buhran, sarsıntı ve değişim, dönüşüm içindedir. Buna kayıtsız kalamayız.
Şimdi bana diyecekler ki; Müziğimiz ne buhran içindedir, ne sarsıntı geçiriyor. Sabahtan gece yarılarına kadar evde, okulda, gazino ve kahvede, hatta sokaklarda ve meydanlarda hep müzik sesini duymuyor muyuz? Hani bunun buhranı...
Fakat işin aslı görünürde öyle değil. Türk müziği ilerliyor mu? İlerlemiyor mu? Yoksa başka müzik ve folklor etkisinde mi? Kendimize bir özeleştiri yapalım.
--Tadı yok sensiz geçen ne bahârın, ne yazın
--Kalmadı tesellisi ne şarkının, ne sazın
--Sarıldım kadehlere, dermân olur diyerek
--Kalmadı tesellisi ne şarkının, ne sazın..
"Ada Sahilleri", "Üsküdara Giderken", seneler önce bu emektâr şarkılar, sanki bugün bestelenmiş gibi kırda, bayırda, radyoda,........
