menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Altı Ok Gömleğiyle Liberal Demokrasi Mümkün mü?

14 0
23.07.2026

Altı Ok Gömleğiyle Liberal Demokrasi Mümkün mü?

Özgür Özel’in Yeni Siyasi Hareketi Üzerine Liberal Demokrat Bir Bakış

Türk siyasetinde uzun süredir beklenen gelişme gerçekleşti. Özgür Özel, Cumhuriyet Halk Partisi’nden ayrılarak yeni bir siyasi hareket başlatacağını ilan etti. Konuşmasının birçok yönü siyaset bilimi açısından ayrı ayrı tartışılabilecek niteliktedir. Yeni hareketin ideolojik çerçevesi, hedef kitlesi, örgütsel yapısı ve Türkiye siyasetinde nasıl bir boşluğu doldurmayı amaçladığı önümüzdeki dönemin temel tartışma başlıklarından biri olacaktır.

Konuşmanın en dikkat çekici bölümlerinden biri ise hiç kuşkusuz Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın AK Parti’nin kuruluş sürecinde kullandığı “Millî Görüş gömleğini çıkardık.” sözlerine yaptığı göndermeydi. Özgür Özel buna karşılık şu ifadeyi kullandı:

“Biz siyasette gömlek çıkarmıyoruz. Biz bu ülkenin yarınları için siyasette ateşten bir gömleği hep beraber giyiyoruz.”

Bu cümle ilk bakışta fedakârlık ve mücadele çağrısı gibi görünmektedir. Ancak aynı zamanda yeni hareketin Cumhuriyet Halk Partisi’nin kurucu ideolojisini, yani Altı Ok’u terk etmediğini de ilan etmektedir.

Burada siyasal iletişim açısından ilginç bir metafor ortaya çıkmaktadır.

Bir tarafta “Altı Ok gömleğini çıkarmıyoruz.” denilmektedir.

Diğer tarafta ise “ateşten gömlek giyiyoruz.”

Altı Ok gömleği ile ateşten gömlek siyaseten nasıl üst üste giyilecektir?

Bu soru yalnızca retorik değildir. Aynı zamanda yeni siyasi hareketin geleceğini belirleyecek temel ideolojik tartışmanın da başlangıç noktasıdır.

Yeni Parti, Eski Kimlik

Konuşmanın bir diğer önemli yönü ise Özgür Özel’in yaptığı toplumsal çağrıdır.

“Sosyal demokratlar”, “muhafazakâr demokratlar”, “milliyetçi demokratlar”, “Kürt demokratlar”, “Türk demokratlar”, “liberal demokratlar” gibi, aynı siyasi çatı altında buluşmaya davet edilmektedir.

Bu çağrı ilk bakışta Turgut Özal’ın Anavatan Partisi döneminde uyguladığı “dört eğilim” siyasetini hatırlatmaktadır. Kamuoyunda da yeni hareketin zamanla Özal benzeri geniş tabanlı bir Türkiye Partisi’ne dönüşebileceği yönünde yorumlar yapılmaktadır.

Ancak tam da bu noktada kritik soru ortaya çıkmaktadır:

Özal’ın dört eğilim modeli, CHP kökenli bir siyasi hareket tarafından gerçekten uygulanabilir mi?

Çünkü Özal’ın başarısı yalnızca farklı toplumsal kesimleri bir araya getirmesinden kaynaklanmıyordu. Aynı zamanda bunu mümkün kılan ideolojik esnekliği de beraberinde getiriyordu.

Bugün ise yeni hareket tam tersine, CHP’nin kurucu ideolojik ilkelerini terk etmediğini özellikle vurgulamaktadır.

İşte tartışmanın merkezinde yer alan çelişki de budur.

Liberal Demokratların Beklentileri

Yeni hareketin çağrı yaptığı kesimlerden biri de liberal demokratlardır.

Ancak liberal demokrat seçmen açısından bakıldığında cevap........

© Hür Fikirler