Dünya Neden Kaybediyor?
Yaklaşık iki haftalık bir aranın ardından yeniden sizlerle buluşmanın mutluluğunu yaşıyorum. Ancak itiraf etmeliyim ki bu satırları umut dolu gelişmeler eşliğinde değil, dünyanın giderek ağırlaşan yükünü hissederek yazıyorum.
Bugün dünyanın neresine bakarsanız bakın; savaşlar, ekonomik krizler, siyasi kutuplaşmalar, ticaret savaşları, göç hareketleri ve derinleşen güvensizlik ortamı karşımıza çıkıyor. İnsanlık, teknolojide tarihinin en büyük ilerlemesini yaşarken, barış ve huzur konusunda belki de en büyük gerilemeyi yaşıyor.
Peki dünya neden bu hale geldi?
Çünkü devletler artık ortak refah üretmek yerine birbirlerinin zayıflıklarından kazanç sağlamaya çalışıyor. Rekabet, iş birliğinin önüne geçti. Diplomasi yerini tehdide, serbest ticaret yerini korumacılığa, uluslararası hukuk ise çoğu zaman güçlünün yorumuna bıraktı. Bugün dünyanın birçok bölgesinde insanlar bombaların altında yaşam mücadelesi verirken, milyarlarca dolar yeni silah sistemlerine harcanıyor. Bir tarafta açlıkla mücadele eden milyonlar, diğer tarafta yalnızca birkaç dakikalık savaş için üretilen füzeler…
Oysa insanlık tarihinin bize öğrettiği en önemli gerçek şudur:
Savaşlar kazanan üretmez; yalnızca kaybedenlerin sayısını artırır.
Son yıllarda yaşanan Rusya-Ukrayna savaşı, Gazze’deki insanlık dramı, Orta Doğu’da yükselen gerilim, Afrika’daki iç çatışmalar ve Asya-Pasifik’teki güç mücadelesi yalnızca ilgili ülkeleri değil, dünyanın........
