Sistem Değişti, Gerisi Aynı Kalmamalı!
CHP’de yaşanan kurultay tartışmaları ve buna bağlı olarak ortaya çıkan mücadele, hukukî boyutu bir tarafa bırakılırsa, ilk bakışta bir siyasî partinin iç meselesi gibi görünmektedir. Nitekim ekranlara, gazete köşelerine, sosyal medyaya bakıldığında da tartışmanın bu minvalde yani CHP etrafında ele alındığını gözlemlemek mümkün. Oysa yaşananlar, CHP’nin sınırlarını aşan ve Türkiye siyasetinin yapısal bir sorununa işaret eden önemli bir örnek olarak da okunabilir; hatta bu şekilde okumanın neticelerinin çok daha isabetli olacağı söylenebilir. Tartışma, kimin genel başkan olacağı, hangi grubun parti yönetimini kontrol edeceği veya hangi isimlerin siyasî geleceğinin şekilleneceği etrafında dönüyor. Ancak asıl üzerinde durulması gereken husus, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne yani başkanlık sistemine geçmiş bir ülkede siyasetin neden hâlâ parti genel başkanlarının etrafında dönmeye devam ettiğidir.
Aslında Türkiye’nin son yıllardaki en önemli siyasal çelişkilerinden biri burada yatmaktadır. Türkiye hükümet sistemini değiştirmiş, ancak siyasî partiler rejimini büyük ölçüde olduğu gibi bırakmıştır. Parlamenter sistemden başkanlık sistemine geçilmiş olmasına rağmen siyasî partiler hâlâ eski dönemin mantığıyla çalışmaktadır. Genel başkanlar hâlâ sadece partilerinin liderleri değil, aynı zamanda milletvekili adaylarının, parti yönetimlerinin ve çoğu zaman yerel siyasî kariyerlerin belirleyicisi konumundadır. Hükümet sistemi değişmiş olsa da siyasetin ağırlık merkezi parti ve parti genel başkanları etrafında dönmeye devam etmektedir.
Bugün CHP’de yaşanan gelişmeler tam da bu nedenle yalnızca bir genel başkanlık yarışını ifade etmiyor. Aynı zamanda milletvekillerinin, belediye başkanlarının, il ve ilçe teşkilatlarının, delegelerin ve parti içi güç dengelerinin yeniden şekillenmesi anlamına geliyor. Bir başka ifadeyle, genel başkanlık makamında yaşanacak bir değişiklik yalnızca partinin liderini değil, geniş bir siyasî ekosistemi etkiliyor. Öyleyse sormamıza müsade edin: Bir hükümet sistemi değişikliğinin üzerinden yıllar geçmiş olmasına rağmen, siyaset neden hâlâ parlamenter dönemin siyasî refleksleriyle işlemeye devam etmektedir?
Başkanlık Sistemi, Parlamenter Partiler
Türkiye, 2017 anayasa........
