menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Tolstoy’un İtirafları

44 0
06.04.2026

Bir ömür kitap okunur mu, işte Tolstoy okumuş ama hiç usanmadan. Ölüm yatağında 82 yaşında yanında Dostoyevski’nin romanı vardı. Tolstoy iyi bir yazar olduğu kadar çok iyi bir kitap okurudur. Günlüklerinden anladığımıza göre, Yunan felsefesinden, Doğu felsefesine, Roma düşünürlerinden Buda düşüncesine, 18. yüzyıl aydınlanma düşünürlerinden kendi dönemine kadar neredeyse okumadığı felsefeci, yazar kalmamış. Bunu nereden anlıyoruz. 1884 ten itibaren her hafta tuttuğu okuma notlarından. Okuduğu her kitabın en çarpıcı kısımlarından alıntılı notlar almış ve bu alıntının kime ait olduğunu da belirtmiştir. Bir yazar işini ne kadar ciddiye alması gerekiyorsa, Tolstoy o kadar ciddiye almıştır. 82 yaşında kitap okuyan Tolstoy bazılarına ne düşündürüyordur acaba? Bunca okuyan birinin düşünsel bunalım yaşamaması ne mümkün. Tolstoy 50’li yaşlarından sonra manevi bir kriz yaşadı ve depresyona girdi. “İtiraflarım” da şöyle diyordu, “Hayat anlamsız bir kötülüktür, bundan kuşku yok diyordum kendime. Ama ben yaşadım, hâlâ yaşıyorum, bütün insanlık da yaşadı ve yaşıyor. Bu nasıl bir şey? Yaşamamak mümkünken neden yaşıyor? Ne yani bir tek ben ve Schopenhauer mi hayatın anlamsızlığını ve kötülüğünü anlayacak kadar akıllıyız” (İtiraf, İş Kültür Yayınları, Çev: Ayşe Uzunhasanoğlu, s.47)

Tolstoy hayatın anlamını ve insan ilişkilerini sorgularken içinde bulunduğu çağın kendine göre olmadığını düşünmeye başlamıştı. Sonraki yıllarında hiç huzur bulmadı. Tolstoy’un itirafları insanı sarsıyor. Kendi itirafına göre o bir katil! Şimdi sadece “Tolstoy bir katildir!” deseydim bir çoğunuz “Yok artık daha neler?” diyerek muhtemelen beni eleştirecektiniz. Bakalım kendisi İtiraflarında bu konuda neler yazmış, “O yılları korkmadan, tiksinmeden ve yüreğimde acı duymadan hatırlayamıyorum. Savaşta adam öldürdüm, öldürmek amacıyla insanları düelloya davet ettim, kumar oynayıp kaybettim, köylülerin emeklerini iç ettim, onları cezalandırdım, zina yaptım, iğfal ettim. Yalan, hırsızlık, her çeşit zina, sarhoşluk, zorbalık, cinayet… İşlemeyeceğim suç yoktu ve bütün bunlar için yaşıtlarım beni övüyor, nispeten ahlâklı biri sayıyorlardı, hâlâ da öyle sanıyorlar. Bu şekilde on yıl geçirdim.” (İtiraf, İş Kültür Yayınları, Çev: Ayşe Uzunhasanoğlu, s.8)

Görüldüğü gibi Tolstoy geçmişiyle yüzleşirken........

© Hür Fikirler