menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Uyuşturucu Kullanmak Suç Olmalı mı?

25 0
23.09.2026

Türkiye’de son zamanlarda peş peşe ünlülere yönelik uyuşturucu operasyonları yapılıyor. Bazı isimler gözaltına alınıyor, bazıları ifadeye çağrılıyor, televizyonlarda ve sosyal medyada günlerce operasyonlar, kimlerin uyuşturucu kullandığı, kimlerin kullanmadığı tartışılıyor. Bu operasyonların adlî yönü elbette kendi içinde değerlendirilmelidir. Fakat mesele daha temel ve daha felsefi bir soruyu da gündeme getiriyor: Bir insanın uyuşturucu kullanması başlı başına suç olmalı mıdır? İlk bakışta bu sorunun cevabı kolaymış gibi görünebilir. Uyuşturucu zararlıdır; öyleyse yasaklanmalıdır. Fakat, hukuk felsefesi bakımından mesele bu kadar basit değildir. Çünkü bir davranışın zararlı olması, onun mutlaka suç sayılmasını gerektirmez. İnsanların kendilerine zarar veren birçok davranışı vardır. Sigara içeriz, alkol kullanırız, aşırı yemek yeriz, çok tehlikeli sporlar yaparız, bütün paramızı kötü yatırımlarda kaybedebiliriz. Devlet bunların hepsini suç saymaz.

Tam bu noktada klasik liberal ve liberteryen düşüncenin önemli bir ilkesi devreye girer: Mağdursuz suç olmaz. Bir kişinin yaptığı davranış doğrudan başka bir insanın hakkını ihlal etmiyorsa devletin ceza hukuku yoluyla o kişiye müdahale etmesi ne ölçüde meşrudur? Bu soru yalnız uyuşturucu meselesine özgü değildir. Daha genel bir özgürlük tartışmasının parçasıdır. Burada aslında bireyin kendi hayatı üzerinde ne kadar tasarruf hakkına sahip olduğu ve devletin kişiyi kendi tercihlerinin sonuçlarından korumak adına nereye kadar gidebileceği tartışılmaktadır.

İnsan kendisine zarar verme özgürlüğüne sahip midir?

John Stuart Mill’in meşhur “zarar ilkesi” burada önemli bir başlangıç noktasıdır. Mill’e göre medeni bir toplumda bir bireye onun iradesi dışında müdahale etmenin meşru sebebi, başkalarına zarar vermesini önlemektir. Bir insanın kendi iyiliği, onun davranışını zorla değiştirmek için yeterli gerekçe değildir. Bu düşünceye göre yetişkin ve karar verme kapasitesine sahip bir insan kendi hayatıyla ilgili yanlış kararlar verebilir. Bu kararlar ahlâken yanlış, sağlık bakımından zararlı veya ekonomik açıdan aptalca olabilir. Fakat kişinin kendi hayatını kötü yönetmesi ile başka insanların haklarını ihlal etmesi aynı şey değildir. Uyuşturucu kullanımı bu açıdan tartışıldığında liberteryenlerin sorusu son derece nettir: Bir kişi kendi evinde uyuşturucu kullanıyorsa, kimseye saldırmamışsa, kimsenin malını çalmamışsa, araç kullanmamışsa ve başka bir insanı tehlikeye atmıyorsa bu davranışın mağduru kimdir?

“Mağdur kendisidir” cevabı verilebilir. Fakat ceza hukukunda mağdur ile failin aynı kişi olması oldukça tuhaf bir durum yaratır. Bu durumda devlet kişiyi kendisinden korumak adına yakalayıp cezalandırmaktadır. Burada paternalizm dediğimiz yaklaşım ortaya çıkar. Paternalizm kabaca “devlet senin iyiliğini senden daha iyi bilir” düşüncesine dayanır. Devlet kişiye, “Bu davranış sana zarar verebilir, o yüzden sana yasaklıyorum” demektedir. Fakat bu ilke kabul edildiğinde sınırın nerede çizileceği ciddi bir problem hâline gelir. Sağlığa zararlı olduğu için uyuşturucu yasaklanıyorsa sigaranın, alkolün, aşırı şeker tüketiminin veya çok tehlikeli sporların da aynı mantıkla yasaklanması gerekmez mi? Böyle bir devlet vatandaşını yetişkin bir birey olarak değil, korunması gereken bir çocuk olarak görmeye başlayabilir.

Uyuşturucu yalnızca kullanıcıya mı zarar verir?

Liberteryen görüşe yöneltilebilecek en güçlü itirazlardan biri, uyuşturucu kullanımının etkilerinin her zaman yalnız kullanıcıyla sınırlı kalmamasıdır. Ağır uyuşturucu bağımlılığı aile ilişkilerini bozabilir, çocukların ihmal edilmesine yol açabilir, iş hayatını tahrip edebilir. Bazı kişiler uyuşturucu temin etmek için hırsızlık yapabilir veya başka suçlara yönelebilir; uyuşturucu etkisinde araç kullanan bir kişi başka insanların hayatını tehlikeye sokabilir. Bunların tamamı gerçek problemlerdir. Fakat burada çok önemli bir ayrım yapılmalıdır: Uyuşturucu kullanmak ile uyuşturucu etkisi altında başkasına zarar vermek aynı davranış değildir.

Alkol konusunda zaten böyle bir ayrım yapıyoruz. Bir insanın evinde içki içmesi suç değildir; fakat sarhoşken otomobil kullanması veya bir başkasına saldırması suçtur. Benzer mantık uyuşturucu için de düşünülebilir. Bir kişinin uyuşturucu kullanması suç olmayabilir; fakat uyuşturucu etkisi altında araç kullanması, çocuğunu ihmal etmesi, başkalarına şiddet........

© Hür Fikirler