menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

WhatsApp Gruplarında ve İkili Yazışmalarda Yer Alan Mesajlara Kullanıcı Müdahalesi

37 0
31.07.2026

Bilim ve tekniğin sağladığı imkanlar sayesinde iş yerlerinde artık karşılıklı görüşmeler yerine; toplu görüntülü, sesli veya bilgisayar veya cep telefonu üzerinden ortak gruplar oluşturmak suretiyle yazışmaların yapılabilmektedir.

Bu yazışmaların; bir hiyerarşik düzen içinde amirler ile diğer çalışanlar arasında gerçekleştirildiği, ancak bu görüşme ve yazışma gruplarında paylaşılan belgelerin ve yapılan iş konuşmalarının silinebildiği veya değiştirilebildiği, bunun da grup yöneticisinin veya yetki verdiği kişinin veya grupta bulunanların, yapılan paylaşımları, yazışmaları veya paylaşılan görüntüleri silmesi suretiyle gerçekleşebildiği görülmektedir.

II. Ortak paylaşımların; tüm grubun izni olmadan, grubun yöneticisi veya yetkilisi veya grupta bulunan birisi tarafından silinmesi hukuka uygun mudur?

Elbette gruba dışarıdan müdahale etmek suretiyle dijital platformdaki paylaşımların silinmesi, bozulması fiilleri; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun “Bilişim Alanında Suçlar” başlığı altında düzenlenen “Bilişim sistemine girme” başlıklı m.243 ve “Sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme” başlıklı m.244 kapsamında değerlendirilmelidir.

Grubun yazılı veya dijital ortamda bir uyulması gereken kurallarını içeren bir sözleşmesi veya iş yerine girerken düzenlenmiş bir hizmet sözleşmesi olup da; yazışmaların ve paylaşımların yer aldığı gruba giren birisi tarafından, grupta paylaşılanların ve paylaştıklarının ayrıca izni veya muvafakati alınmaksızın silinebileceğinin kabul edilmesi halinde, grupta yapılan paylaşımların tahrif edilmemek kaydıyla silinmesinde, TCK m.26/2 kapsamında rızasının olduğu ve bunun da bir hukuka uygunluk sebebi taşıdığı kabul edilmelidir.

Gruba giren kişinin gösterdiği rızanın “Hakkın kullanılması ve ilgilinin rızası” başlıklı TCK m.26/2’ye uygun olduğu durumda, verilen bu rıza üzerine kimin grupta paylaşımları silme hakkı ve yetkisi varsa, o kişi tarafından ve belirtilen prosedürde kalmak kaydıyla, otomatik olarak veya müdahale suretiyle paylaşımların silinmesinden hukuki bir sakınca doğmayacaktır. Çünkü ilgilinin rızası; bir hukuka uygunluk sebebi olup, suçun hukuka aykırılık unsurunu ortadan kaldırmaktadır.

Elbette bu husus; iş yerinde yürütülen iş ve işlemlerin görülmesi ve gördürülmesi ile hiyerarşik yapı içinde gerçekleşen faaliyetlerde, işin yapılmasında meydana gelen gecikmelerde, hatalarda ve eksik hususlarda ispat sorununa yol açacaktır, ancak bunun, tutanağa veya karşılıklı yazışmaya bağlanmamış ve kayıt altına alınmamış karşılıklı görüşmelerden bir farkı da bulunmamaktadır.

III. Grupta bulunup da dijital sisteme müdahale etmeyen, bilgisayar veya akıllı telefon üzerinden yürütülen bilişim sistemini bozmayan, bilişim sisteminde bulunan verileri tahrif etmeyen, ortadan kaldırmayan, değiştirmeyen veya erişilmez kılmayan, fakat burada yapılan paylaşımların ekran görüntüsünü alan çalışan bakımından bir sorumluluk doğar mı?

Konuyu, her zaman olduğu gibi “suçta ve cezada kanunilik” ilkesi çerçevesinde değerlendirmek gerekir. “Sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme” başlıklı TCK m.244/2’de tanımlanan “var olan verileri başka bir yere gönderen” fiilinin tanımına giren izinsiz bir paylaşım olmadıkça ve burada paylaşılan ticari sırları “Ticari sır, bankacılık sırrı veya müşteri sırrı niteliğindeki bilgi veya belgelerin açıklanması” başlıklı TCK m.239’a aykırı olarak yetkisiz kişilerle paylaşmadıkça veya bu sırları ifşa etmedikçe, yapılan paylaşımların ileride silinme veya tahrif edilme ihtimaline binaen ve en önemlisi de kendisi bakımından delil olması maksadıyla ekran görüntüsünün alınıp saklanması suç teşkil etmeyecektir.

Konunun bu yönüyle TCK m.132 ila m.140’da düzenlenen özel hayata ve hayatın gizli alanına karşı suçlar kapsamında incelenmesi gerekir. Grupta bulunan failin, grupta paylaşılanları diğer grupta bulunanların izni olmaksızın ekran görüntüsünü almak suretiyle saklaması, “suçta ve cezada kanunilik” prensibi çerçevesinde “Haberleşmenin gizliliği ihlal” başlıklı TCK m.132’de, “Kişiler arasında konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması” başlıklı m.133’de ve “Özel hayatın gizliliğini ihlal” başlıklı m.134’de düzenlenen suçları oluşturmayacaktır.

IV. Grupta bulunan birisi tarafından paylaşımların ekran görüntülerinin alınması; TCK m.135’de düzenlenen kişisel verilerin kaydedilmesi, m.136’da tanımlanan verilerin hukuka aykırı ele geçirilmesi suçlarından birisini oluşturur mu?

Bizce oluşturmaz; çünkü failin burada amacı hukuka aykırı olarak verileri kaydetmek veya ele geçirmek olmayıp, ileride verilerin silinme veya değiştirilme ihtimaline karşı ispat imkanını elinde tutmaktır.

Bu açıdan bakıldığında; WhatsApp üzerinden oluşturulan gruplarda yapılan paylaşımlara dikkat etmek gerekmekle, bu gruplarda yapılan paylaşımların grupta bulunan birisi tarafından ekran görüntüsünün alınmak suretiyle suç duyurusuna konu edilmesi veya ileride ispat için kullanılabilmesi mümkün olabilmektedir.

Bugüne kadar, gerek 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu ve gerekse........

© Hukuki Haber