menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Tutuklamaya Dönük Yakalama Emri Yasal mı?

13 0
thursday

Yakalama tedbiri, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 90. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddede; herkes tarafından geçici olarak yakalamanın yapılabileceği haller ile bunun dışında kalan yakalama sebepleri ve yakalanan kişi hakkında yapılacak işlemler düzenlenmiştir.

CMK m.91’de düzenlenen gözaltı tedbiri, prensip olarak ilgili Cumhuriyet başsavcılığının vereceği kararla mümkündür. Şartları CMK m.91/4’de sayılan toplu suçlarda, Cumhuriyet savcısı kararı olmaksızın istisnai olarak kolluk tarafından gözaltı tedbirine başvurulabileceği görülmektedir.

CMK m.94’de yakalanan kişinin hakime veya mahkemeye götürülmesi usulü ve m.98’de de yakalama emri ve nedenleri düzenlenmiştir. Toplam dört fıkradan oluşan CMK m.98’in ilk üç fıkrasında, yakalama emrinin düzenlenmesine ilişkin şartların yer aldığı görülmektedir.

Ayrıca; CMK m.100 ila m.108’de düzenlenen tutuklama tedbirine ilişkin hiçbir hükümde gıyabi, yani yoklukta tutuklama veya tutuklamaya dönük yakalama kararı verilebileceğine dair bir hüküm bulunmamaktadır.

5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un “Yakalama emri” başlıklı 19. maddesinde; kasten işlenen suçlarda 3 yıl, taksirle işlenen suçlarda ise 5 yıldan fazla hapis cezası infazı olan suçlarda hükümlü hakkında doğrudan yakalama emrinin çıkarılacağı belirtilmiştir.

Görüleceği üzere; yukarıda yer verdiğimiz hiçbir hükümde gıyabi tevkif/yoklukta tutuklama veya tutuklamaya dönük yakalama emri anlamına gelebilecek bir düzenlemeye yer verilmediği, ancak bunlardan CMK m.98/1’in 2. cümlesinde yer alan “Ayrıca, tutuklama isteminin reddi kararına itiraz halinde, itiraz mercii tarafından da yakalama emri düzenlenebilir.” hükmü ile Ceza İnfaz Kanunu m.19/2’nin, yani hapis cezasının infazı için yakalama emrinin tutuklamaya dönük yakalama emri olarak düşünülebileceği, bunlardan tutuklama isteminin reddi kararına itiraz halinde çıkarılabilecek yakalama kararı üzerine yakalanan şüphelinin otomatik olarak tutuklanmayacağı, yakalama emrine rağmen ek sorgusu yapılmak ve savunması alınmak suretiyle serbest bırakılabileceği veya adli kontrol tedbirine tabi tutulabileceği,

İnfaz Kanunu m.19/2’den kaynaklanan infaz için yakalamada ise, hapis cezasına mahkumiyetin infazı nedeniyle hükümlünün cezaevine koyulması için yakalama emrinin infaz edileceği, artık bunun bir tutukluluk sayılamayacağı, kesinleşmiş hapis cezası mahkumiyetinin infazı için Cumhuriyet savcısı tarafından çıkarılan yakalama emrinin, gerek yakalama emrini veren hakim veya mahkeme olmadığından ve gerekse hükümlünün cezasının infazı amacıyla yakalama emri çıkarıldığından, infaz için yakalamanın yoklukta tutuklama veya tutuklamaya dönük yakalama olarak nitelendirilemeyeceği,

Sonucuna varılmalıdır.

Ceza Muhakemesi Kanunu’nda “gıyabi tevkif/yoklukta tutuklama” usulü kabul edilmemiştir. Kanun koyucu; tutuklama konusunda ihsas-ı reye sebep olabilecek, bu konuda ön yargı içeren, sorgusu yapılmadan ve savunması alınmadan, yokluğunda şüphelinin veya sanığın tutuklanmasına veya tutuklanması amacıyla yakalanmasına, yakalandığında da gıyabi tevkifin vicahiye çevrilip........

© Hukuki Haber