menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Seçmen Verilerinin Amacı Dışında Kullanılmasında Ceza Sorumluluğu

37 0
31.03.2026

Seçmen kütükleri ile seçmen listeleri birbirinden farklı kavramlar olup, seçmen kütükleri seçmenlerin tüm bilgilerinin kayıtlı olduğu defter veya bilişim sistemi iken, seçmen listelerinin ise ilan edilen ve daha kısıtlı bilgilerin yer aldığı verilerden oluştuğu bilinmektedir.

Seçimlerin şeffaf, güvenilir ve denetlenebilir şekilde yürütülebilmesi için, seçmen kütüklerinin oluşturulması ve bunların belirli bir ölçüde erişime açılması zorunludur. 298 sayılı Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanun, seçmen listelerinde yer alan bilgilerin ilgililerin incelemesine sunulmasına imkan sağlamaktadır.

Ancak seçmen verilerinin belirli ölçüde erişime açılması; bu verilerin serbestçe kullanılabileceği anlamına gelmemekle, her ne kadar seçimlerin şeffaflığı ve güvenilirliği amaçları doğrultusunda aleniyet kazanmış olsa da, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu kapsamında konunun ele alınmasını gerektirmektedir.

Bu yazımızda; 298 sayılı Kanun ışığında, seçmen kütüklerinde ve listelerinde hangi bilgilerin yer aldığını açıklayarak, bu bilgilerin amacı dışında kullanılması durumunda hangi hususların gündeme geleceğini tartışacağız.

Yeri gelmişken belirtmeliyiz ki; Anayasa m.20/3’ün güvencesi altında bulunan kişisel verilerin işlenmesi, korunması, saklanması, paylaşılması ve şartları oluştuğunda imhası ile ilgili yasal düzenlemeler olsa bile, uygulamada kişisel verilerin başarılı bir şekilde muhafaza edildiğini, özellikle kamu otoritesinin elde ettiği kişisel verilerin deyim yerinde ise sızması olarak değerlendirilebilecek hukuka aykırı ele geçirmelerin veya paylaşımların önüne geçebildiğini, insanların bu konuda kendilerini güvencede hissettiğini söyleyebilmek çok zordur. Kişisel verilerin, daha ziyade bireysel müdahalelere karşı korunduğunu toplu yapılan müdahaleler, hukuka aykırı ele geçirmeler ve paylaşımlar karşısında, ya çaresiz ya da sessiz kalındığını görmekteyiz. Elbette kişisel verilerin sınırsız korunması, hatta özel nitelikli kişisel verilerin de bazı zorluklarda paylaşılması düşünülebilir, fakat bunların hukuka uygun, meşru ve amacı dışında müdahaleler olmaması gerekir. Sonuçta; bireyin özel, aile, meslek hayat alanları ile kişilik hakları çerçevesinde ele alınması gereken ve onu tanımlayan her türlü bilgi “kişisel veri” sayılmaktadır. Dolayısıyla; kişisel verilerin korunmasında ifrada gidilmeden, diğer temel hak ve hürriyetler ile kamu otoritesi karşısında hassas dengenin gözetilmesi, bununla birlikte kişisel verilere müdahalede de sınırsızlık ve korumasızlık duygusuna ve algısına sebebiyet verebilecek ihlallerden kaçınılması, özellikle organize veya karmaşık hukuka aykırı müdahalelerden kişisel verilerin korunması gerekir.

II. 298 sayılı Kanuna Göre Seçmen Verileri

298 sayılı Kanunun “Tanımlar” başlıklı 28. maddesinde; “Bir seçmene ait ve seçmeni tanımlamak için kullanılan; adı, soyadı, doğum yılı ve doğum yeri gibi kayıtların her birine ‘Veri’ denilerek” düzenlemesine yer verildiği ve seçmenlerin tanımlanmasında kullanılan hususların veri olarak adlandırıldığı,

Kanunun “Seçmen kütüğü düzenlenmesi:” başlıklı 33. maddesinde; “Seçmen kütüğü; adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresi bilgileri esas alınarak Yüksek Seçim Kurulunca belirlenecek usul ve esaslara göre her yıl yeniden düzenlenir, sürekli bilgi toplama ile her seçim döneminde güncelleştirilir.” denilerek, seçmen bilgilerinin yer aldığı kütüklerin güncel tutulduğu, düzenli olarak güncelleştirildiği,

Kanunun “Sandık seçmen listesi:” başlıklı 43. maddesinde; “Seçmen kütüğünde yazılı adreslerine göre aynı sandık bölgesinde oturan, seçmen kütüğünde yazılı seçmenleri; seçmen kütüğü numarası, adı, soyadı, ana ve baba adı, doğum yılı, doğum yeri, adresinin yazılı olduğu ve soyadı alfabe sırasına göre sıralanmış listeye ‘Sandık Seçmen Listesi’ denilir” tanımlamasına yer verilerek, bu seçmen listelerinin oy verme gününden 30 gün önce her sandık için iki nüshasının sandık kurulu başkanına, oy verme gününden 20 gün önce birer nüshasının seçime katılan siyasi partilerin ilçe başkanlıklarına, oy verme gününden 20 gün önce bir nüshasının ilgili muhtarlığa teslim edilmek üzere ilgili seçim kurulu başkanlıklarına ve ilçe seçim kurulu işlemlerinde kullanılmak üzere iki nüshasının ilgili seçim kurulu başkanlıklarına ve bir nüshasının da ilgili il seçim kurulu başkanlıklarına gönderileceği,

Kanunun “Seçmen kütüğünün saklanması ve ilgililere verilmesi:” başlıklı 47. maddesinde; seçmen kütüklerinin, seçimlere katılma yeterliliği taşıyan siyasi parti merkezlerince ya da yetkilendirilmiş il veya ilçe başkanlıklarınca talep edildiğinde, Yüksek Seçim Kurulu tarafından belirlenen gideri maliye veznesine yatırılmak ve makbuzu ibraz edilmek kaydıyla, bir seçim döneminde iki defadan fazla olmamak üzere ilçe seçim kurulu başkanınca, bilgisayar ortamında veya liste düzeyince imza mukabilinde, istek sahibine verileceği,

298 sayılı Kanunun ilgili maddelerinden; Kanunda sayılan “adı, soyadı, ana ve baba adı, doğum yılı, doğum yeri, adresi” bilgilerinin “veri” olarak nitelendirildiği ve Seçim Kanununun ilgili maddeleri uyarınca bu bilgilerin gizli kabul edilmeyip, yanlışların düzeltilmesi, eksiklerin tamamlanması ve denetimlerin sağlanabilmesi amacıyla ilgililerle paylaşıldığı anlaşılmaktadır.

III. Seçmen Verilerinin Kişisel Verileri Koruma Kanunu Kapsamında Niteliği

6698 sayılı Kanunun “Tanımlar” başlıklı 3. maddesinde kişisel verinin, “d) Kişisel veri: Kimliği belirli veya belirlenebilir gerçek kişiye ilişkin her türlü bilgiyi,” şeklinde tanımlandığı,

Kanun koyucunun; 3. maddenin devamında, kişisel verilerin işlenmesinin, “e)........

© Hukuki Haber