Anılarda bayramlar
“Yaza dönsün kışınız, bayramlar bayram olsun” der dizelerinde Abdürrahim Karakoç. Ardından içimizi burkan bir sitem yükselir:
“Ana, bu bayram mı? Çok ayıp… Çocukken gördüğüm bayramlar hani?”
Bu soruyu aslında hepimiz kendimize soruyoruz. Çünkü bayramlar sadece takvimde yer alan günler değil; hatıraların, duyguların ve birlikte yaşanan anların toplamıdır. Bu yüzden “Nerede o eski bayramlar?” derken, aslında kaybettiğimiz şeyin zaman değil, o zamanın ruhu olduğunu dile getiriyoruz.
Eskiden bayramlar, hazırlıklarıyla başlardı. Evlerin temizliği yalnızca bir düzen arayışı değil, misafire verilen değerin bir göstergesiydi. Yapılan her alışveriş, hazırlanan her yiyecek, kurulacak sofraların ve paylaşılacak anların habercisiydi. Çocuklara alınan yeni kıyafetler, onların gözlerindeki heyecanın en saf yansımasıydı.
Bayram sofraları yalnızca yemeklerin değil, gönüllerin de birleştiği yerlerdi. Börekler, sarmalar, tatlılar aslında birer ikramdan çok sevginin........
