AĞAÇLARA SARILANLAR
Bir ağacı korumak bazen bir ülkeyi korumaktır…
Yarım yüzyıl önce, Hindistan’ın Himalaya köylerinde insanlar ormanlarını kaybetmeye başlamıştı. O köylerde yaşayanlar için orman yalnızca ağaç değildi; su demekti, toprak demekti, nefes demekti, yaşam demekti. Bu yüzden ağaç kesmeye gelenlerin karşısına dikildiler. Baltalara, testerelere, iş makinelerine karşı ağaç gövdelerine sarıldılar.
Adına “Chipko” dediler.
Hintçede “sarılmak” anlamına gelen Chipko, zamanla bütün dünyada doğayı koruma direnişlerinin sembolü hâline geldi. Çünkü bu sarılma yalnızca bir ağacı kucaklamak değildi; hayatı korumaktı. İnsanların kendi bedenlerini canlı kalkan yapmalarıydı.
Bu direnişin ön saflarında çoğu zaman kadınlar vardı. Ağaçların çevresinde halka oluyor, ellerini gövdelere kenetliyor ve “önce bizi geçeceksiniz” diyorlardı.
Hareketin öncülerinden Sunderlal Bahuguna yıllar önce şöyle demişti:
“Ormanlar sadece odun değildir; toprağın, suyun ve temiz havanın kaynağıdır.”
Aradan yarım asır geçti. Ama o sözlerin yankısı bugün Akbelen Ormanı’ndan yükseliyor.
Türkiye bir süredir Akbelen’i konuşuyor. Muğla’nın Milas ilçesine bağlı İkizköylülerin, Yeniköy-Kemerköy Termik Santralları ve kömür madeni için yürütülen çalışmalara karşı yıllardır süren bir hukuk ve vicdan mücadelesi var.
O direnişin en çarpıcı fotoğrafı ise bir ağaca sarılan........
