menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

MEŞRU SAVUNMADA "SİLAH" KULLANIMI ÜZERİNE BAZI NOTLAR

13 0
16.06.2026

Meşru savunma amaçlı silah kullanımı, çoğu kişinin merak ettiği bir konudur. Toplum içinde özellikle eve giren bir kişinin ancak yatak odasına girdiğinde vurulabileceğine dair genel bir inanış (veya kulaktan kulağa dolaşan bir söylenti) olduğu da bilinmektedir. Belirtmek gerekir ki meşru savunmada bıçak, sopa gibi diğer savunma araçlarını kullanmayla kıyaslandığında "silah"kullanımı için daha büyük bir merak vardır. Yazımda bu merakı gidermek amacıyla bazı temel hukuki ve pratik bilgileri paylaşacağım.

1- Meşru savunmada silah kullanmak için "mükemmel bir atıcı" olmanız gerekmiyor. Ancak silahınızı, olayın stresi altında orantılı şekilde kullanabilecek düzeyde "iyi bir atıcı" olmanız gerekir. Özellikle atış poligonlarında ve senaryolar üzerinden atış yaparak kısa sürede iyi bir atıcı olmak mümkündür. Üzülerek belirtmek gerekir ki, ülkemizde birçok kişi silah ruhsatına sahip olmasına rağmen atış tecrübesine sahip değildir. Silah rusatı alırken böyle bir zorunluluk olmadığı gibi atıcılık çok az kişi tarafından spor veya hobi amaçlı bir faaliyet olarak görülmektedir. Eğitim almadan gerçek hayatta silah kullanmak, büyük ihtimalle istenmeyen neticelere neden olacaktır.

2- Meşru savunmanın haklılığı "kime" karşı yapıldığıyla açıklanamaz. Örneğin saldırganın suç geçmişi olması, halk arasında katil, hırsız, dolandırıcı vb. olarak bilinmesi bu kişilere karşı doğrudan silah kullanılabileceği anlamına gelmemektedir. Özellikle ölüm neticesinin meydana gelmesi durumunda ölen kişinin yakınlarının dava sürecini yakından takip edeceğinden ve ölen kişinin intikamını almaya çalışacağından emin olabilirsiniz.

3- Meşru savunmada bulunan kişi, hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılacağını bilmelidir. Dolayısıyla meşru savunma yapan kişiler, kendilerine yönelik hiçbir soruşturma yapılmayacağı bekletisinde olmamalıdır. Başka bir ifadeyle bu türlü haksız saldırı olaylarında yolun bir tarafında ölmek/yaralanmak diğer tarafında saldırıdan kurtulup soruşturulmak şeklinde iki kötü seçenek bulunmaktadır. Bu nedenle meşru savunma yapılırken adli makamlara "haklılığı" ortaya koyacak şekilde hareket edilmelidir. Her olayın koşulları kendine özgüdür. Ölümcül güç kullanımına ilişkin hiçbir vaka bir diğerinin aynısı değildir. Her davada, mevcut delillere göre koşullar bir bütün olarak değerlendirilmektedir. Başımıza bir iş geldiğinde ortaya çıkan durumu başkalarına benzeterek iyimser veya kötümser düşüncelere inanmak yerine profesyonel hukuk yardımı almak gerekir. Dolayısıyla silahı olan herkesin, kötü günlerde danışabileceği ve hukuki yardım alabileceği bir avukatı olmalıdır.

4- Meşru savunma yapan kişi olayı tetikleyen ilk haksız hareketi yapmamış olmalıdır. Başka bir ifadeyle meşru savunma olarak kabul edilecek olay önceden kurgulandığı üzere gerçekleştirilen, haksız fiile tepki sonrası savunma görünümünde olmamalıdır. Silah da bu planın bir parçası olarak taşınmamalıdır. Örneğin bir olayda 6. Ceza Dairesi Esas No: 2023/2205, Karar No: 2023/12431 kararına konu olayda "...sanığın olay öncesinde katılanın eşine göndermiş olduğu tehdit içerikli mesaj dökümlerinin tespit edilmiş olduğu, yine aynı bilirkişi raporuna göre olay esnasında katılanın elinde saldırı amaçlı herhangi bir cisim bulunmaksızın elleriyle darp eylemini gerçekleştirdiği görülmekle, ilk haksız hareketin sanıktan kaynaklanması, sanığın olay öncesi tasarlanmış bir şekilde iş yerine silahı ile birlikte gelmesi ve olay sırasında katılanın üzerinde silah ve benzeri bir cisim bulunmaması hususları göz önüne alındığında, meşru müdafaa hükümlerinin uygulanması şartlarından olan "saldırı ve savunma arasında bir oran" ve "haksız bir saldırı" unsurlarının somut olayda gerçekleştiği yönünde bir kabulün mümkün bulunmadığı anlaşılmakla; sanık lehine meşru savunma ve meşru savunmada sınırın aşılması koşulları oluşmadığı halde, yazılı şekilde hükümler kurulması hukuka aykırılık bulunmuştur..." denilmektedir.

5- Meşru savunmanın amacı "saldırıyı def etmek" ile sınırlıdır. Saldırganın saldırma yeteneği ortadan kalktıktan ve saldırı sona erdikten sonra silah kullanmak, savunma kapsamında değerlendirilmeyecektir. Dolayısıyla savunma amacının ötesinde olayı büyüten fiiller, meşru savunma........

© Hukuki Haber