İstinafın Bozma Kararı Temyiz Edilebilir mi?
İstinafın Bozma Kararı Temyiz Edilebilir mi?
(Örnek Kararlar Işığında Dairenin Duruşma Yapması Yerine Bozma Kararı Vermesinin Temyize veya Olağanüstü İtiraza Tabi Olup Olmayacağı Meselesi)
Konu, yargının daha hızlı ve etkinliğinin sağlanmasına katkı verebilmesi adına hukukçu meslektaşlar arasında tartışılmasına yönelik olarak ele alınmıştır.
Bu soruya kural olarak “Hayır” diyebilir ama bazı hallerde “evet” demek de mümkündür. Bu çalışmada CMK itibariyle istinaf incelemesi sonucunda bozma kararının ne olduğu, başka bir deyişle hangi hallerde verilebileceği, buna aykırılık halinde, somut karar-talepler ışığında bozma kararının temyiz edilip edilmeyeceği tartışılmıştır.
Kural Olarak Bozma Kararı,
Bozma kararına karşı temyiz yasa yoluna başvurulamayacağı hususu, yasada açıkça düzenlenmiştir. CMK’nın temyize dair 286. maddesine göre bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin bozma dışında kalan hükümleri temyiz edilebilir. Buna karşılık, yasal olarak hangi hallerde ilk derece mahkemesi hükmünün istinaf incelemesi sonucunda bozma kararı verileceğine dair düzenleme, CMK’nın 280. maddesinin 1. fıkrasının (f) bendi ile (e) bendinin yaptığı atıfla 289. maddesinde sınırlı sayıda ve sayma yöntemiyle belirtilmiştir. Bozma hallerini, en az bir bozma nedeni yanında diğer hallerin olması hariç, yorumla çoğaltmak mümkün değildir. Başka bir deyişle, CMK’da belirtilen bozma halleri dışında başka bir hukuka aykırılığın bozma kararına gerekçe yapılması mümkün değildir.
Şu hususa da dikkat etmek gerekir: Bozma kararı nedir? Başka bir deyişle CMK düzenlemesi itibariyle hangi hallerde bozma kararı verilir? Bu haller, 280. maddede yazılı ve bu madde atfıyla 289. madde itibariyle sınırlı hallerde bozma kararı verilebilir.[1] Eğer, bozma bu kapsamda ise bozmaya dayanak karar, hukuka kesin aykırılık hâlleri veya ağır usul hataların içinde olduğu için zaten bozma sonucu hukuki geçerliliği kalmamıştır. Bu nedenle olağan üstü itiraza veya temyize gidilmemesi gerekir. Buna karşılık, yasada yer almayan bir bozma nedenine dayanan ve işin esasına da girilen bir halde, yani yasada sayılan haller dışında kalan ve yasaya aykırı olarak verilen bir bozma kararına karşı temyiz veya olağan üstü itiraz yapılabilmelidir. Örneğin, ilk derecede verilen bir mahkumiyet kararı, istinafta, beraat olması gerektiğinden bahisle bozma kararı verilmiş ise bu bozma kararı hukuka aykırı olduğu için, kanun yolu olarak temyiz veya itiraza gidilebilmelidir. Buna göre CMK’nın bölge adliye mahkemesinde inceleme ve kovuşturmaya dair 280. maddede yer verilen durumlara bakıldığında istinaf ceza dairesinin bozma kararı verebileceği ve ilk derece mahkemesinin bu bozma kararıyla bağlı olacağı (direnemeyeceği) haller sınırlı şekilde sayılmıştır. Direnme yasağına dair 284. maddeye göre bölge adliye mahkemesi karar ve hükümlerine karşı direnilemez; bunlara karşı herhangi bir kanun yoluna gidilemez. İtiraz ve temyize ilişkin hükümler saklıdır. Dolayısıyla bozmaya dair haller, davanın esasına ilişkin olmayıp usul ile ilgili olduğuna ve açıkça yasa maddesine aykırı bir bozma kararına karşı temyize gidilebileceğini düşünüyoruz. Nitekim AYM’nin kararında geçtiği üzere bu bakış açısıyla CMK’nın direnme yasağına dair 284. maddesinin demokratik toplum düzeninin gerekleri ile çelişen bir yönünün bulunmadığına karar verilmiştir.[2] Ayrıca Yargıtay da bozma kararına karşı olağanüstü itiraza gidilebileceğini belirtmiştir. Verilen bozma kararının yasa maddesinde belirtilen haller kapsamında olmaması halinde bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet başsavcılığının itiraza gidebileceğine yöneliktir.[3] Yargıtay’ın bu yönde gittikçe artan kararlarını görmek mümkündür.[4]
Temyiz Edilen Bozma Kararı Örnekleri,
Hal böyle iken gerçekte yasanın belirttiği bozma nedenine dayanmayan bir istinaf kararı temyiz edilebilir mi? Tarafımdan, ilk derece mahkemesinin beraate dair hükmünün mahkumiyet olması gerektiği hakkındaki istinaf kararı, özet olarak şu gerekçeyle temyiz edilmiştir. Kanun yolu incelemesi olarak istinaf aşamasında, ceza dosyasının yasaya aykırı bir şekilde, istinaf ceza dairesi tarafından duruşma açılarak karar verilmesi yerine ve yasada ismen sayılan, sınırlı sayıdaki bozma nedenine dayanmayan, açıkça yasaya aykırı olarak verilen bozma kararının yargılama sürecine olan etkisinin emsal olarak Yargıtay tarafından hukuki tartışmasının yapılması ve ülke genelinde bölge adliye ve ilk derece mahkemelerindeki uygulamaya yol gösterici olarak karar verilmesi amaçlanmıştır. Söz konusu karar, şekli olarak bozma kararı görünümünde ise de mahiyeti itibariyle usule uygun bir bozma kararı olmadığı, açıkça yasaya aykırı olduğu dikkate alınarak Yargıtay'ın usul yönünden, iş bu talebi CMK'nın 298. maddesi kapsamında görüp temyiz isteminin reddine karar vermeyi takdir etmesi halinde, yasal engel olmadığından, konunun hukuki nitelendirilmesinin yapılması, bu şekildeki kararın, bölge adliye mahkemelerine ve ilk derece mahkemelerine yol gösterebileceği ve bu çerçevede adli yargılamadaki uygulamayı yasaya uygunluk yönünden etkileyebileceği, CMK'nın ilgili düzenlemelerine........
