HIZLI VE ETKİLİ YARGI BAKIMINDAN İSTİNAF CEZA UYGULAMALARI (3)
Aynı başlığı taşıyan yazının birinci bölümünde belirtildiği için tekrar edilmemiştir.
İlgili Sorun ve Çözüm Önerileri
A) Atlamalı Kanun Yolunun (Temyizin) Gerekip Gerekmediği
Sorun: İstinafın kesin olan kararlarının yanında temyize tabi olan kararları da vardır. Kural olarak CMK’nın, bozma kararları ile kesin kararları dışında kalan kararları temyize tabidir. Başka bir deyişle CMK’nın,
1- 280/1. maddesinin (e) bendinin delaletiyle 289. maddesindeki tüm hallerine (bentlerine) ve 280/1. maddesinin (f) bendinde yer alan bozma nedenlerine dayanan bozma kararları ile 286/2. maddesinin tüm hallerinde (bentlerinde) belirtilen kesin kararları dışında kalan kararları,
2- Kesinlik sınırına bakılmaksızın ismen sayılan (katalog) suçlar nedeniyle verilen kararları,
temyize tabidir. Uygulamada temyize tabi olan bu tür kararların neredeyse tamamına yakını, istinaf incelemesinden sonra taraflarca bir şekilde temyiz ediliyor. Temyize tabi dosyalar için istinafın dosya üzerindeki incelemesi yönünden şunları söylemek mümkündür. Dairenin varsa tebligat veya belge eksikliğinin giderilmesi amacıyla dosyayı ilk derece mahkemesine iade etmesi, bazen yarıntılı bazen de matbu kararla vardığı hukuki kanaate göre nitelendirme yapması dışında dosyaya bir yenilik getirmiyor. Temyiz incelemesinde Yargıtay, doğal olarak istinaf ceza dairesinin nitelendirmesi ile bağlı değildir. İstinafta dosya üzerinde yapılan inceleme yönünden inceleme süresince dosyanın istinafta beklemesi, karar sürecinin daha da uzaması bakımından isabetli olmadığı ileri sürülebilir. Buna karşılık duruşma açılan hallerde istinaf ceza dairesi gerek usul gerekse de esas yönlerden hataların önemli ölçüde düzeltilmesi suretiyle dosyaya kayda değer yenilik getiriyor.
Öneri: Konunun tartışılması, örneğin, duruşma açılmasına gerek görülmeyen temyize tabi bu tür dosyaların, bir aylık gibi bir süre içindeki ön inceleme sonucunda, varsa tebligat veya belge eksikliğini gidererek doğrudan temyiz incelemesi için Yargıtay’a gönderilebilir. Dosyanın daha erken karara bağlanması açısından bu uygulama yararlı olabilecektir. Böyle bir uygulama Yargıtay’ın iş yükünde bir değişikliğe neden olmayacaktır. Zira bu dosyalar, gecikmeli de olsa nasılsa Yargıtay’a gidiceği için fark eden bir şey olmayacaktır. Buna karışılık istinafların işini önemli oranda azaltacaktır. İstinafta duruşma açılması gereken hallerde ise karar sonucuna göre mevcut uygulamanın devam ettirilmesi isabetli olabilir. Çünkü dosya Yargıta’ya gitse bile dosyanın önemli ölüde eksikliği tamamlandığı için daha az oranda bozma kararı verilmesini, dolayısıyla dosyanın gediş-gelişinin azalmasını sağlayabilir.
B) Gerekçesizlik ve Savunma Hakkının Kısıtlılığı
Sorun: İki kez değişikliğe gidilen 289. maddesindeki (g) ve (h) bentlerindeki bozma nedenlerine dair iki hal yoruma fazla açıktır. Başka bozma ve aynı zamanda gerçekte yasal dayanak olabilen bozma hali de bulunmayan nedenlerin bu iki gerekçeden birisiyle verilmesi........
