HÜKÜMLÜ HAK SAHİBİ İLE ÇOCUĞUN KİŞİSEL İLİŞKİ KURMASI
GİRİŞ
Velâyet hakkı sona ermiş olsa dahi çocuk ile hak sahibi arasındaki kişisel ilişki kurma hakkı devam eder. Bu hak, Türk Medeni Kanunu madde 323-326’da düzenlenmiş olup Türkiye’nin de taraf olduğu Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi, Avrupa Konseyi Çocuklarla Kişisel İlişki Kurulmasına Dair Avrupa Sözleşmesi ve Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi’nin bir gereğidir.
Çocukla kişisel ilişki kurmada amaç, çocuk ile hak sahibi arasında duygusal bağ kurulmasıdır[1]. Ancak kurulan kişisel ilişkide çocuğun üstün yararı gözetilmelidir. Kurulan kişisel ilişkinin çocuğun; fiziksel, zihinsel, ruhsal ve toplumsal sağlığı ve faydasına olması gerekir. Türk Medeni Kanunu madde 324 fıkra 2 uyarınca çocuğun fiziksel, zihinsel, ruhsal ve toplumsal sağlığının ve tehlikeye düşmesi ile beklenen faydayı sağlamaması hâlinde kişisel ilişki kurma hakkı reddedilebilir yahut geri alınabilir[2].
Çocukla kişisel ilişki kurulmasına ilişkin düzenlemeler Çocuk Koruma Kanunu’nda yer almakla birlikte hükümlü hak sahibi ile çocuğun kişisel ilişki kurmasına ilişkin detaylara Çocuk Teslimi ve Çocukla Kişisel İlişki Kurulmasına İlişkin İlam ve Tedbir Kararlarının Yerine Getirilmesine Dair Yönetmelik ve Çocuk Teslimi ve Çocukla Kişisel İlişki Kurulmasına Dair İlam ve Tedbir Kararlarının Yerine Getirilmesi Sürecine İlişkin Rehber’de yer verilmiştir.
I. TANIMLAR
A. Çocuk
Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi’e göre “daha erken reşit olma durumu hariç, on sekiz yaşını tamamlamamış her insan” çocuktur[3].Çocuk Koruma Kanunu madde 3 fıkra 1 bent a’da çocuk; “daha erken yaşta ergin olsa bile, onsekiz yaşını doldurmamış kişi” şeklinde ifade edilmiştir. Çocuk Teslimi ve Çocukla Kişisel İlişki Kurulmasına İlişkin İlam ve Tedbir Kararlarının Yerine Getirilmesine Dair Yönetmelik madde 4 fıkra 1 bent ç’de çocuk; “daha erken yaşta ergin olma durumu hariç on sekiz yaşını doldurmamış kişi” olarak tanımlanmıştır.
18 yaşından önce ergin olan kişi Çocuk Koruma Kanunu uyarınca çocuk iken aynı nitelikteki kişi Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi’nde ve Çocuk Teslimi ve Çocukla Kişisel İlişki Kurulmasına İlişkin İlam ve Tedbir Kararlarının Yerine Getirilmesine Dair Yönetmelik’te çocuk tanımının dışında tutulmuştur.
B. Hak Sahibi
Çocuk Teslimi ve Çocukla Kişisel İlişki Kurulmasına İlişkin İlam ve Tedbir Kararlarının Yerine Getirilmesine Dair Yönetmelik madde 4 fıkra 1 bent f’de “çocuk teslimi işlemlerinde, velâyet kendisine verilen kişi; kişisel ilişki kurulması işlemlerinde ise velâyeti altında bulunmayan veya kendisine bırakılmayan çocukla arasında kişisel ilişki kurulan kişi” hak sahibi olarak tanımlanmıştır.
Türk Medeni Kanunu madde 325 uyarınca, çocuğun ebeveyn dışındaki 3. kişilerle de kişisel ilişki kurması yönünde karar verilebilir. Çocuk Teslimi ve Çocukla Kişisel İlişki Kurulmasına Dair İlam ve Tedbir Kararlarının Yerine Getirilmesi Sürecine İlişkin........
© Hukuki Haber
