menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

ÖZGÜRLÜK VE SAVUNMANIN ÖZGÜRLÜĞÜ ÜZERİNE

8 4
07.02.2026

Okulda defterime/Sırama, ağaçlara/Yazarım adı/Okunmuş yapraklarıa/Bembeyaz sayfalara/ Yazarım adı/Yaldızlı imgelere/Toplara, tüfeklere/Kralların tacına/En güzel gecelere/Günün ak ekmeğine/Yazarım adı/Tarlalara ve ufka/Kuşların kanadına/Gölgede sürdüğüm yerem/Uyanmış patikaya/Serilip, giden yola/Hınca hınç meydanlara adı/Ey özgürlük… Paul Eluard

Özgürlükle ilgili her türlü önerme, belirli yasakları ve sınırlamaları göstermedikçe hem ciddi değildir ve hem de fazlasıyla eksiktir. Aynı şekilde, siyasi düşünce temelinde sadece özgürlüğü, özgür bir toplumu talep edenler, bu alanda mevcut hangi sınırlamaların kaldırılmasının gerekli olduğunu ortaya koymadıkça tutarlı olmadıkları gibi, doğru bir yerde ve pozisyonda da değildirler.

Tüm toplumlarda ve bütün zamanlarda, değişik türden kısıtlamalar mevcut olmakla, toplum içinde ve başkaları ile birlikte yaşamaktan vazgeçmeyi ve tamamen kendi kendine yeten bir hayat yaşamayı seçen bir münzevinin çığlığından söz etmiyorsak ya da Turgenyev’in “Babalar ve Oğullar” isimli romanının kahramanlarından olan ve hiçbir kural ve değer tanımayan nihilist Bazarov’unu kendimize rehber olarak almıyorsak eğer, sınırsız ve hiçbir engel tanımayan bir özgürlük anlayışını savunmak ve bunu talep etmek mümkün ve doğru değildir.

O halde, özgürlük, sınır ve kural tanımamayı değil, toplumları, tanıdıkları ve izin verdikleri toplam özgürlük miktarı bakımından karşılaştırmak ve eleştirmek koşuluyla, sınırların ve kuralların hukukla belirlenmesini ve bunun önceden öngörülebilmesini gerektirir. Esasen hukuk devleti olmanın asgari koşullarından birisi de budur.

Her ne kadar, İngiliz hukukçusu ve düşünürü Jeremy Bentham, ‘yürürlüğe konulan her yasa bir özgürlük ihlalidir’ demek suretiyle, bir bakıma yasa ve hukuk ile özgürlüğü birbirinin karşıtı gibi göstermekte ve özgürlükle, özgürlüğün sınırlanması arasındaki zorunlu dengeye, ancak toplumsal yarara ve duyacağımız hazza yapacağı katkıyla ulaşılabileceğini savunmakta ise de, elimizde hazları derecelendirecek, ortak faydayı ölçecek bir alet olmamakla, değişik türden sınırlamaların fayda temelinde kabul edilmesi ve karşılaştırılması da mümkün değildir.

Kanımızca bu konudaki doğru anlayış, kendisini büyük İngiliz düşünürü Locke’la ifade eden gelenekçi liberal yaklaşımdır. Locke’un, “Hukukun amacı, özgürlükleri kaldırmak veya kısıtlamak değil, aksine özgürlüğün çerçevesini çizmek suretiyle özgürlüğü korumak ve........

© Hukuki Haber