Şahıs Taşınmazı, Şirket İhtiyacı: Tahliye Mümkün mü?
Kira uyuşmazlıklarının gerek toplumsal gerekse adli boyutta zirve yaptığı dönemlerden geçiyoruz. Bu yazıdaki temel odağımız; mülkiyeti bir gerçek kişiye ait olan iş yerinin, yine o kişinin tek pay sahibi yahut yetkilisi olduğu şirketin ihtiyacı doğrultusunda tahliye edilip edilemeyeceği meselesidir.
Bu önemli bir mesele olup hele bir de taşınmazın mülkiyetini yeni kazanan ve artık şirketini kira yükünden kurtaracağını düşünen biriyseniz bu mevzu sizin için çok daha önemli bir hal almaktadır.
Pratik olarak bahsetmeye çalıştığım mevzu şöyle:
Bir şirketiniz var ve bir de bir eve sahipsiniz ve başka da bir çatılı iş yerine yahut konuta malik değilsiniz. Hâlihazırda şirketiniz kirada ve şirketinizi kira yükünden kurtarmak için iş yeri vasfına sahip bir gayrimenkul satın alıyorsunuz ve bu satın almayı kendi adınıza yaparak tapuda tescil ettiriyorsunuz. Haliyle yeni almış olduğunuz taşınmazdaki kiracıyı tahliye etmek isteyeceksiniz.
Güncel hukuk pratiğinde kira uyuşmazlıkları o denli çeşitlenmiş ve yargıya taşınmıştır ki; yerel mahkemeler, bölge adliye mahkemeleri ve hatta farklı daireler arasında dahi uygulama birliğinin sağlanmasında güçlük yaşanabilmektedir. Dolayısıyla yüksek meblağlı taşınmazların alımı, satımı yahut kiralanması öncesinde muhakkak bir uzman desteği alınmalıdır.
Gelelim konumuza. Söz konusu mevzuya yüzeysel bir bakış açısıyla şöyle bakılabilir:
"Taşınmazın sahibi olan gerçek kişi, aynı zamanda şirketin tek karar vericisi ve ekonomik menfaatinin birincil sahibidir. Şahsın geçimini sağladığı, yatırım yaptığı ve yönettiği bu şirketin kira yükü altında olması, mülkiyeti kendisine ait olan ve bu amaçla satın aldığı yeni taşınmaz için haklı bir 'ihtiyaç' ve tahliye sebebi doğurmaz mı?"
Maddi gerçeklik penceresinden bakıldığında, şahsın geçim kaynağı olan şirketin iş yeri ihtiyacı, doğrudan şahsın ihtiyacı gibi yorumlanmaya müsaittir. Ancak hukuk doktrini ve yerleşik içtihatlar burada kritik bir ayrımı önümüze koymaktadır: Tüzel kişiliğin bağımsızlığı.
Bir tarafta ekonomik gerçeklik, diğer tarafta ise şirketin ayrı bir kişiliğe sahip olduğu ilkesi durmaktadır.
İşin ilginç yanı şu ki bu konuyu araştırırken Bursa’da avukatlık yapan bir arkadaşımı aradığımda yukarıda anlattığım somut olayın birebir aynısı ile karşılaştığını ve tahliyeyi mahkeme kanalıyla gerçekleştirdiğini ifade etti.
Bu konuda kafa........
