menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

“Yapay Zeka ile Üretilmiştir” Etiketi Her Reklamı Hukuka Uygun Hale Getirir mi?

24 0
27.07.2026

1 Ağustos 2026’da başlayacak yeni dönemde dijital ikizler, sanal influencer’lar, hedefli reklamcılık ve KVKK bakımından markaları bekleyen riskler

Sosyal medyada gezinirken tanınmış bir oyuncunun yeni çıkan bir sağlık ürününü tavsiye ettiği videoyla karşılaştığınızı düşünün. Oyuncunun görüntüsü, sesi ve mimikleri gerçeğinden ayırt edilemiyor. Üstelik ürünle ilgili son derece ikna edici bir “kişisel deneyim” anlatıyor.

Ancak gerçekte bu kişi ürünü hiç kullanmadı, marka ile herhangi bir reklam sözleşmesi yapmadı ve videonun hazırlanmasından haberdar bile değil. Videonun altında ise küçük bir açıklama bulunuyor:

“Bu içerik yapay zeka ile üretilmiştir.”

Peki bu açıklama, reklamı hukuka uygun hale getirir mi?

Çünkü yapay zeka kullanıldığının açıklanması, yalnızca belirli bir şeffaflık yükümlülüğünün yerine getirilmesini sağlayabilir. Reklamın doğru, dürüst ve tüketiciyi yanıltmayacak nitelikte olması; gerçek kişilerin yüz ve seslerinin hukuka uygun kullanılması; kişisel verilerin geçerli bir işleme şartına dayanması ve hedefli reklamcılık süreçlerinin KVKK’ya uygun yürütülmesi ayrıca incelenmelidir. Başka bir ifadeyle:

Yapay zeka etiketi, reklamın doğruluk belgesi veya hukuka uygunluk ruhsatı değildir.

Yeni düzenleme ne getiriyor?

Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Yönetmeliği’nde yapılan değişiklik, 1 Temmuz 2026 tarihli ve 33297 sayılı Resmî Gazete’de yayımlandı. Düzenlemeler 1 Ağustos 2026 tarihinde yürürlüğe girecek. Değişiklikle yapay zeka kullanılarak oluşturulan reklamların yanında hedefli reklamcılık ve çocuklara yönelik profilleme konusunda da yeni kurallar getirildi.

Yeni dönemde, reklamlarda yapay zeka teknolojileri kullanılarak gerçek insandan ayırt edilmesi güç dijital karakterlere yer verilmesi halinde bu durumun açık, anlaşılır ve ayırt edilebilir biçimde belirtilmesi gerekecek.

Bununla birlikte gerçek bir kişinin yapay zeka teknolojileri kullanılarak oluşturulan dijital kopyasının, bir mal veya hizmeti bizzat deneyimlediği ya da tavsiye ettiği yönünde gerçeğe aykırı bir izlenim oluşturulması yasaklanıyor.

Bu iki düzenleme arasındaki fark kritik önemdedir:

- Birinci durumda, yapay zeka kullanımının açıklanmasına ilişkin bir şeffaflık yükümlülüğü bulunmaktadır.

- İkinci durumda ise belirli nitelikteki reklam için doğrudan bir yasak söz konusudur.

Dolayısıyla yasak kapsamındaki bir içeriğin altına “yapay zeka ile üretilmiştir” yazılması, reklamı hukuka uygun hale getirmeyecektir.

Yapay zeka etiketi neyi çözer, neyi çözmez?

Bir reklamın yapay zeka ile oluşturulduğunun açıklanması, tüketicinin karşısındaki kişi veya görüntünün gerçek olmadığını anlamasına yardımcı olabilir. Ancak bu açıklama, reklamda yer alan bütün iddiaların doğru olduğunu göstermez.

6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’a göre ticari reklamların kişilik haklarına uygun, doğru ve dürüst olması esastır. Tüketiciyi aldatan veya tüketicinin bilgi ve tecrübe eksikliğini istismar eden reklamlar yapılamaz. Ayrıca reklam veren, reklamda ileri sürdüğü iddiaların doğruluğunu ispatlamakla yükümlüdür.

Bu nedenle etiket kullanılmış olsa bile reklam;

-ürünün etkisini abartıyorsa,

-gerçekte bulunmayan bir kullanıcı deneyimi yaratıyorsa,

-kanıtlanamayan sağlık veya performans vaatleri içeriyorsa,

-bir kişinin ürünü kullandığı veya onayladığı yönünde gerçeğe aykırı izlenim oluşturuyorsa,

-tüketicinin ekonomik davranışını yanıltıcı bilgilerle etkiliyorsa

hukuka aykırı olmaya devam edebilir. Şeffaflık, gerçeğe aykırı bir tavsiyeyi meşrulaştırmaz.

Sanal influencer ile gerçek kişinin dijital kopyası aynı şey değil

“Sanal influencer”, “dijital ikiz” ve “deepfake” gibi ifadeler uygulamada yaygın biçimde kullanılsa da bunların tamamı yeni reklam düzenlemesinde ayrıca tanımlanmış kanuni kavramlar değildir. Düzenlemenin kullandığı esas ifadeler, insandan ayırt edilemeyen “dijital karakter” ile gerçek kişinin yapay zeka kullanılarak oluşturulan “dijital kopyasıdır.” Bu ayrım uygulamada farklı sonuçlar doğurabilir.

Örnek 1: Tamamen kurgusal bir sanal influencer

Gerçek bir kişiye dayanmayan, tamamıyla yapay zeka ile oluşturulmuş sanal bir karakterin kozmetik ürünü tanıttığını düşünelim.

Karakter gerçek bir insandan ayırt edilemiyorsa yapay zeka ile oluşturulduğunun açıkça belirtilmesi gerekir. Ancak karakterin sanal olması, reklamın bütün iddialarını kendiliğinden hukuka uygun hale getirmez.

Sanal karakterin “Bu ürünü üç haftadır kullanıyorum ve cildimdeki bütün lekeler kayboldu” demesi, gerçekte yaşanmış bir kişisel deneyime dayanmadığı için tüketiciyi yanıltma riski taşıyabilir. Ürünün etkisine ilişkin nesnel iddiaların da reklam veren tarafından ispatlanabilir olması gerekir.

Karakterin oluşturulmasında gerçek bir kişiye ait veri kullanılmamışsa, karakterin kendisi yönünden kişisel veri işleme........

© Hukuki Haber