menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Uyarlama Yargılamalarında Etkin Pişmanlık Sorunu: Zarar Giderildikten Sonra TCK m. 158/4’ün Şartlarının Oluşmadığının Tespiti

7 0
previous day

7589 sayılı Kanun'la 16/07/2026 tarihinde TCK m.158'e eklenen dördüncü fıkra kısa süredir yürürlükte olmasına rağmen infaz hukuku uygulamasında önemli bir belirsizlik alanı meydana getirmektedir. Düzenleme yürürlüğe girdikten sonra bazı yerel mahkemeler mahkemeler tarafından verilen ek kararlarda giderek daha sık karşılaştığımız bir şablon karar metni üzerinden bu belirsizliğin hem ceza infaz hukuku hem de özel hukuk bakımından doğurduğu sonuçları tartışmak gerekmektedir.

I. Düzenlemenin İçeriği

TCK m.158/4, nitelikli dolandırıcılık suçlarına iştirakin, kendisine veya başkasına haksız menfaat sağlamak amacıyla banka veya kredi kartı gibi ödeme araçlarını ya da hesap kullanımını sağlayan zorunlu bilgi veya araçları başkasına vermek fiiliyle sınırlı olması hâlinde verilecek cezanın yarı oranında indirilmesini öngörmektedir. Kanun koyucunun amacı, dolandırıcılık organizasyonlarında yalnızca “hesap/kart temini” düzeyinde kalan iştirak fiillerini, asıl fiili gerçekleştiren faillerden ayrıştırarak orantılı bir yaptırıma tâbi kılmaktır.

Bu değişikliğin infaz aşamasındaki dosyalara sirayeti ise 7589 sayılı Kanun'un Geçici 1. maddesinin 6. ve 7. fıkralarıyla düzenlenmiştir.

Geçici madde 1 fıkra 6, kanun yolu incelemesinde bulunan dosyalarda bozma ve ilk derece mahkemesine gönderme usulünü düzenlemektedir. Asıl üzerinde durulması gereken fıkranın ise 7 olduğu kanaatindeyim. Buna göre; infaz aşamasında olup TCK m.168 uygulanmamış hükümlülerden, yeni 158/4 kapsamına girenlerin mahkemece yapılacak ihtardan itibaren altı ay içinde mağdurun zararını aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen gidermesi hâlinde TCK m.168/2'de düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanabileceği öngörülmüştür. Aynı fıkra, bu süre içinde zarar tamamen giderilinceye kadar infazın ertelenmesine veya durdurulmasına karar verilemeyeceğini de hükme bağlamaktadır.

II. Uygulamada Karşılaşılacak Sorun

Pek çok yerel mahkeme ek kararında karşılaştığım gerekçe kalıbı ise aynen “Yukarıdaki açıklamalar ışığında eldeki dosya üzerinde yapılan değerlendirmede; 5237 sayılı TCK'nın 7/2 maddesi, 7589 sayılı kanun ile değişik TCK 158/4 maddesi ile Geçici 1. Maddenin 6 ve 7. fıkrası karşısında 5275 sayılı kanunun 98. Maddesi uyarınca hükümlü hakkında lehe kanun hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının uyarlama yargılaması yapılarak değerlendirilmesi gerektiği anlaşılmakla...” şeklindedir.

Birçok yerel mahkeme tarafından söz konusu gerekçe oluşturularak bazı hükümlüler hakkındaki uyarlama yargılaması talepleri kabul edilmekte ve ek kararların hüküm kısmında da aynen;

“Hükümlü hakkında önceki hükümde katılanın zararı giderilmediğinden TCK 168 maddesinin uygulanmadığı nazara alınarak 7589 sayılı kanunun Geçici 1. Maddesinin 7. Maddesi uyarınca,

-Hükümlünün katılanın zararı olan ...... TL'yi gidermek üzere işbu ek kararın tebliğinden itibaren 6 AYLIK KESİN SÜRE VERİLMESİNE,

-Bu süre içinde aynen geri verme veya tazmin suretiyle katılanın zararının tamamen giderilmesi halinde, 5237 sayılı Kanunun 168 inci maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanabileceğinin ihtarına,

-Hükümlünün söz konusu zararı mahkememiz IBAN’ı olan TR xxxxxxxxxxxxxx adresine EFT-HAVALE yöntemi ile gönderebileceğinin ve hükümlünün zararı gidermesi durumunda dekontun açıklama........

© Hukuki Haber